Konuşan Taşlar ve Kayıp Çeşme

Toprak, dağlarda dolaşırken konuşan taşlarla karşılaştı. Bu taşlar, kadim bir çeşmenin yerini biliyordu ama çeşme kurumuştu. Taşlar, çeşmenin ancak temiz bir kalbin duasıyla canlanacağını söyledi. Toprak, köyünü kuraklıktan kurtarmak için bu kayıp çeşmeyi bulmalıydı.

Toprak, doğayı seven bir çocuktu. Bir gün dağlarda gezerken, üzerinde garip işaretler olan bir taş buldu. Taşa dokunduğunda, “Sonunda bizi duyan biri!” diye bir ses duydu. Şaşkınlıkla etrafa baktı, tüm taşların konuşabildiğini fark etti.

Taşlar, Toprak’a kadim bir sırrı anlattı: “Bu dağlarda bir zamanlar her derde deva olan bir çeşme vardı. Ama insanlar ona saygısızlık edince, çeşme kurudu.”

Toprak, köyünün kuraklık çektiğini biliyordu. Hemen çeşmeyi bulmaya karar verdi. Taşların rehberliğinde, ormanın derinliklerine ilerledi. Yolda, susuzluktan kırılan bitkilere, hasta hayvanlara rastladı. Her birine yardım etti, su paylaştı.

Sonunda, kayalıkların arasında kurumuş çeşmeyi buldu. Taşların dediği gibi, çeşmenin başında durdu ve temiz kalbiyle bir dua etti. “Lütfen, sadece köyüm için değil, tüm canlılar için su ver.”

O anda, çeşmeden berrak bir su akmaya başladı. Su, temas ettiği her şeyi iyileştiriyordu. Toprak, suyu bir şişeye doldurup köyüne getirdi. Suyu tarlalara serpti, hayvanlara içirdi. Kısa sürede köy eski bereketine kavuştu.

Köylüler, Toprak’ı kahraman ilan etti. Ama o, “Asıl kahraman doğanın kendisi,” dedi. “Biz sadece ona saygı duymayı öğrendik.”

O günden sonra, köydeki herkes doğaya karşı daha saygılı oldu. Toprak ise dağlardaki konuşan taşları ziyaret etmeye devam etti. Çünkü biliyordu ki, doğanın sırları, sadece dinlemeyi bilenlere açılırdı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ela ve Efe'nin Yeşil Misyonu

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu