Minik Meşe ve Ormanın Fısıltısı

Ormanın Derinliklerinde Yeni Bir Hayat

Güneşin neşeyle gülümsediği büyük bir orman vardı. Bu ormanda ağaçlar göğe doğru uzanırdı. Yapraklar rüzgârla beraber tatlı şarkılar söylerdi. Ormanın tam ortasında küçük bir fidan yaşardı. Bu fidanın adı Minik Meşe idi. Minik Meşe henüz çok genç bir ağaçtı. Dalları incecik ve yaprakları taptazeydi.

Çevresindeki büyük ağaçlara hayranlıkla bakardı. Onlar gibi güçlü ve heybetli olmak isterdi. Toprağın derinliklerine kök salmaya çalışıyordu. Yaşlı Çınar ağacı ona her gün öğütler verirdi. Çınar ormanın en bilge sakini sayılırdı. Gövdesi o kadar kalındı ki beş kuşak sarılsa yetmezdi. Minik Meşe onu can kulağıyla dinlerdi.

Yaşlı Çınar bir sabah derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Bu hışırtı tüm ormana huzur yaymıştı. “Büyümek sadece boy atmak değildir,” dedi Çınar. Minik Meşe bu sözü pek anlamamıştı. Boyunun uzaması için güneşin gelmesini bekledi. Yağmur damlalarının tadına bakmayı çok severdi. Toprak ona her zaman nazik davranırdı.

Kendi Yolunu Aramak

Bir gün ormana kurnaz bir rüzgâr geldi. Bu rüzgâr diğerleri gibi yumuşak değildi. Dalların arasından geçerken garip ıslıklar çalıyordu. Minik Meşe’nin yanına kadar sokuldu. “Neden bu kadar yavaş büyüyorsun?” diye sordu. Minik Meşe biraz üzüldü ve sustu. Kendi kendine, Belki de yeterince çaba göstermiyorum, diye düşündü.

Rüzgâr ona bazı sırlar vereceğini söyledi. “Eğer dürüstlükten biraz saparsan daha hızlı büyürsün,” dedi. Minik Meşe bu fikri önce çok tuhaf buldu. Ağaçlar nasıl yalan söylerdi ki? Rüzgâr ona köklerini saklamasını önerdi. Başka ağaçların suyunu gizlice alabileceğini anlattı. Minik Meşe’nin kafası iyice karışmıştı.

O akşam orman sessizliğe büründü. Minik Meşe rüzgârın söylediklerini hayal etti. Hızlı büyürse herkes onu çok sevecekti. Ama kalbinde huzursuz bir kıpırtı vardı. Bu kıpırtı sanki ona bir şeyler fısıldıyordu. İçindeki sesi duymaya çalıştı ama başaramadı. Uykuya daldığında rüyasında kupkuru bir dal gördü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Altın Yeleli Güneş’in Gizli Şarkısı

Gerçeğin Peşinde Bir Yolculuk

Ertesi sabah ormanda bir telaş vardı. Küçük bir dere yatağından taşmak üzereydi. Dere, taşların üzerinden atlarken neşeyle şırıldıyordu. Minik Meşe derenin bu neşesine ortak oldu. Rüzgâr tekrar geldi ve teklifini hatırlattı. “Hadi,” dedi rüzgâr, “diğerlerine dürüst olma.” Minik Meşe bir an için rüzgâra inanacaktı.

Tam o sırada ormandaki sessizliği dinledi. Bu sadece kulaklarıyla yapılan bir iş değildi. Ormanın ruhunu ve kendi kalbini dinlemekti. Toprağın altındaki diğer köklerin emeğini hissetti. Onların suyunu çalmak ona hiç doğru gelmedi. Dürüst olmanın verdiği huzur paha biçilemezdi. Kendi emeğiyle büyümek en doğrusuydu.

Yaşlı Çınar’ın yanına gidip her şeyi anlattı. Rüzgârın ona neler söylediğini bir bir paylaştı. Çınar onun dürüstlüğüne çok sevindi. “Doğru olanı seçtin evladım,” dedi yumuşakça. Minik Meşe o an kendisini çok hafif hissetti. Sanki dalları bir gecede bir karış uzamıştı. Dürüstlük ona güç vermişti.

Sevgiyle Büyüyen Bir Dev

Zaman hızla akıp geçti ve mevsimler değişti. Minik Meşe artık o kadar da minik değildi. Dalları güçlenmiş ve gövdesi sertleşmişti. Ormandaki kuşlar onun dallarına yuva yapıyordu. Sincaplar en lezzetli palamutları onda buluyordu. Herkese karşı dürüst ve yardımsever bir ağaçtı. Kimsenin hakkına göz dikmeden büyümüştü.

Rüzgâr bir daha ona kötü fikirler getirmedi. Çünkü dürüst bir kalbi kandırmak imkansızdı. Minik Meşe, ormanın en sevilen ağaçlarından biri oldu. Başkalarına yardım etmek ona mutluluk veriyordu. Arkadaşlarıyla suyunu ve gölgesini severek paylaşıyordu. Gerçek sevginin dürüstlükle başladığını artık biliyordu.

Bir akşam güneş batarken orman parladı. Altın sarısı ışıklar yaprakların arasından süzüldü. Minik Meşe huzurla yapraklarını hafifçe salladı. Gökyüzündeki yıldızlar ona göz kırpıyordu. Orman büyük bir aile gibi sıcacıktı. Doğruluğun yolu her zaman aydınlık ve güzeldi. Kalbinin sesini dinleyen her fidan sevgiyle göğe erdi.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Kanatlı Arı ve Renklerin Gizemi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu