Eğitici Masallar
Akıllıca Bir Ders Veren Eğitici Masallar | Masallar, çocukların hayal gücünü beslerken, önemli değerleri öğretmenin harika bir yoludur. Bu eğitici masallar koleksiyonu, çocukların karakter gelişimine katkıda bulunurken aynı zamanda eğlenceli ve keyifli anlar yaşamalarını sağlar. Güçlü öyküleri ve etkileyici mesajlarıyla, çocuklarınızın değerli yaşam derslerini öğrenirken eğlenmelerini sağlamak için ideal bir seçimdir. Haydi, çocuklarınızın hayal dünyasını keşfetmelerine ve öğrenmeye başlamalarına yardımcı olacak bu eşsiz masalları keşfedin. Eğitici Masallar kategorisi ile çocuklarınızın gelişimine destek olun.
-

Bölüm 10: Mağaranın Eşiğinde
Kristal PatikaBilge-Kabuk Kaplumbağa, ağır ama kararlı adımlarla önden ilerliyordu. Kristal ormanda açtığı yol, sankionu tanıyormuş gibi kendiliğinden aydınlanıyordu. Pofuduk Ayı, bu yaşlı koruyucunun her adımında yıllarca birikmiş bilgeliği görüyordu. “Burada ne kadar süredir yaşıyorsun?” diye sordu Pofuduk Ayı, saygıyla.Kaplumbağa, yavaşça dönüp gülümsedi. “Zaman, burada dışarıdaki gibi akmıyor küçük ayı. Ben bukristallerin tohumlandığı günü hatırlıyorum.” Utangaç-Diken Kirpi, hayranlıkla sordu: “O kadar…
Devamını Oku » -

Bölüm 7: Kayıp Şarkının İzinde
Sabahın MelodisiGün ışığı, sisin arasından ipek şeritler gibi süzüldüğünde, Pofuduk Ayı tatlı bir melodiyle uyandı. Düngeceki uzak ses, bu sabah çok daha yakındı. Söğüt ağacının dalları, rüzgârla birlikte sallanırken kendimüziklerini ekliyorlardı. Utangaç-Diken Kirpi, meyvelerin ışığında gözlerini ovuşturarak doğruldu.“Şarkı,” dedi, “sanki tam yanı başımızda.”Gezgin-Gaga Turna, kanatlarını açıp ağacın en üst dalına tırmandı. Oradan baktığında, sisin içinde parlayan bir şey gördü. “İleride…
Devamını Oku » -

Sihirli Renk Paleti
Ela, resim yapmayı çok seven bir kızdı. Bir cumartesi günü annesiyle gittiği bitpazarında, üzeri tozlu ama hâlâ renkli bir palet buldu. Paleti satın alıp eve getirdiğinde, inanılmaz bir şey oldu – paletin üzerindeki renkler hafifçe parlıyordu! Ertesi gün parkta resim yaparken, mavi rengiyle çizdiği bir kuşun resminin canlandığını gördü! Kuş, resim defterinden uçup gökyüzüne yükseldi. Ela, paletin sihirli olduğunu anlamıştı.…
Devamını Oku » -

Yıldız Terzisi ve Kuyruklu Yıldızın Son Yolculuğu
Stella’nın atölyesi bulutların üzerinde, rüzgarın en hafif dokunuşuyla sallanan bir yerdi. Burada, Samanyolu’ndan topladığı ipliklerle yıldızları birbirine diker, onlara yeni şekiller verirdi. Bir gece, atölyesinin camına hafifçe vuran bir ses duydu. Dışarıda, ışığı sönmek üzere olan yaşlı bir kuyruklu yıldız vardı. Adı Orion’du ve binlerce yıldır gökyüzünde seyahat ediyordu. “Genç terzi,” dedi zayıf bir sesle, “ışığımı kaybettim. Son yolculuğuma çıkmadan…
Devamını Oku » -

Zaman Dokumacısı ve Kayıp Anılar İpliği
Aeon, Zaman Çarkı’nın başında oturan yaşlı bir dokumacıydı. Elinde sihirli bir mekikle, geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki görünmez bağları dokurdu. Her sevgi dolu bakış, her kahkaha, her önemli karar, halıya eklenen altın ve gümüş ipliklerdi. Torunu Elif, ona hayranlıkla bakardı. Fakat bir sabah, halıda boşluklar fark etti. Bir babanın çocuğuna ilk bisiklet sürmeyi öğrettiği an… Bir annenin bebeğini ilk kucakladığı…
Devamını Oku » -

Bulutları Düğümleyen Çocuk
Rüzgarlı Vadi, adına yakışır bir şekilde, sürekli esen güçlü rüzgarlarıyla ünlü bir yerdi. Küçük Ali, bu rüzgarları hem seviyor hem de onlardan şikayet ediyordu. En sevdiği şarkıyı söylerken sözleri dağılıyor, en güzel uçurtması gökyüzünde sadece bir saniye durup paramparça oluyordu. Bir gün, büyükannesine dert yandı. “Nine, bu rüzgar hiç susmuyor!” Büyükannesi gülümsedi. “Oğlum, rüzgar susmaz, sadece dinlenir. Ve biz onunla…
Devamını Oku » -

Rüzgarın Terzişi ve Yırtık Fısıltılar
Mina’nın dükkanı, kasabanın en sakin köşesindeydi. Müşterileri, pişman oldukları sert sözlerini veya söylemeye cesaret edemedikleri sevgi dolu cümleleri ona getirirlerdi. O da, incecik iplikler ve rüzgarın getirdiği ipeksi tellerle onları diker, yamalar, eski hallerine getirirdi. Dükkanında, “Özür”lerin yumuşak hışırtısı, “Teşekkür”lerin ılık esintisi ve “Seni Seviyorum”ların tatlı meltemi hiç eksik olmazdı. Ta ki, “Kötü Söz Kasırgası” kasabaya aniden gelene kadar. Bu…
Devamını Oku » -

Rüyaları Boyayan Çocuk
Mira, küçücük bir köyde yaşayan hayalperest bir kızdı. En büyük tutkusu resim yapmaktı. Ama onun fırçası sihirliydi — çünkü sadece rüyalarında çalışırdı. Uyuduğu her gece gökyüzünü pembe, bulutları turuncu, yıldızları mor renge boyardı. Sabah olduğunda ise çizdiği rüyalar, sabah güneşinin ışığında kaybolurdu. Bir sabah Mira uyandığında odası bomboştu. Duvarlarında hiç renk yoktu, rüyalarının izi bile kalmamıştı.“Renklerimi kim aldı?” diye fısıldadı.Rüzgâr…
Devamını Oku » -

Unutkan Yıldızın Dileği
Gökyüzü geceleri pırıl pırıl olurdu ama bir yıldız vardı ki, hep biraz soluk parlıyordu. Adı Nilo’ydu. Ne zaman Ay Dede sayım yapacak olsa, Nilo bir bulutun arkasında kalır, parlamayı unuturdu.“Ah Nilo,” derdi Ay Dede, “yine mi unuttun ışığını?”Nilo utangaç bir şekilde, “Ama ben dilekleri dinliyordum,” diye fısıldardı. Bir gece dünyadan bir ses geldi. Küçük bir çocuk pencereden gökyüzüne bakıyordu.“Sevgili yıldız,”…
Devamını Oku » -

Ormanın Kalbindeki Söz
Sabah güneşi, ormanın içindeki ağaçların arasından altın gibi süzülüyordu.Kuşlar cıvıldıyor, tavşanlar zıplayarak selamlaşıyor, su kenarında su aygırları bile gülümsüyordu.Orman o kadar huzurluydu ki herkes “Burası dünyanın kalbi,” derdi.Ve bu kalbin bir sırrı vardı:Her sabah, tüm hayvanlar “Ormanın Kalbindeki Söz” adlı yemini ederdi. Yemin şöyleydi: “Ormanın sesini dinle, dostuna zarar verme, doğayı koru ve verdiğin sözü asla unutma.” Küçük sincap Lino,…
Devamını Oku »









