Aile Masalları

  • bolum 14

    Bölüm 14: Pırpır’ın Katılışı

    Beklenmedik MisafirErtesi sabah, Ulu Çınar’ın altında garip bir hışırtı sesi geldi. Pofuduk Ayı uyandığında, kovuğun girişindeküçük, turuncu bir sincap duruyordu. Kuyruğu sürekli hareket halindeydi; sağa sola savruluyordu.“Merhaba!” dedi sincap, sesi hızlı ve heyecanlı. “Ben Pırpır-Kuyruk! Sizi izliyordum! Çok heyecan vericişeyler yapıyorsunuz!”Gezgin-Gaga Turna, uykulu gözlerle sincaba baktı. “Ne kadar süredir izliyorsun?” diye sordu. PırpırKuyruk, kuyruğunu daha da hızlı sallayarak cevapladı: “Kristal…

    Devamını Oku »
  • bolum 12

    Bölüm 12: Bilgenin Armağanı

    Kristal Ormanın VedasıMağaradan çıktıklarında, güneş batmak üzereydi. Kristal ağaçlar, son ışıklarla birlikte bin bir rengebürünmüştü. Bilge-Kabuk Kaplumbağa, onları küçük bir açıklığa götürdü. “Gitmeden önce,” dediKaplumbağa, “size bir şey vermek istiyorum.”Kaplumbağa, kabuğunun arkasından üç küçük kristal çıkardı. Her biri farklı renkteydi: Biri altın sarısı,biri gümüş mavisi, biri zümrüt yeşili. “Bu kristaller,” dedi Kaplumbağa, “Hafıza Kristalleri. Zor anlardasize rehberlik edecekler. Sadece kalbinizle…

    Devamını Oku »
  • bolum 11

    Bölüm 11: Hafıza Odasının Sırları

    Işıktan DuvarlarHafıza Odası, dışarıdaki salondan bile daha büyüktü. Duvarlar, binlerce küçük kristalden oluşmuştu veher kristal, farklı bir görüntü barındırıyordu. Pofuduk Ayı, en yakın duvara yaklaştığında, bir kristaldegenç bir ayının oynadığını gördü. “Bu… bu benim büyükdedem olabilir,” diye fısıldadı, sesi titreyerek.Utangaç-Diken Kirpi, başka bir duvarda kendi ailesini buldu. Nesiller boyu kirpiler, Işık Meyvelerini koruyordu. Hepsinin sırtında aynı parlak meyveler vardı. Kirpi’nin…

    Devamını Oku »
  • bolum 9

    Bölüm 9: Kristal Yolun Başlangıcı

    Sütunların RehberliğiSabah olduğunda, sis neredeyse tamamen dağılmıştı. Taş sütunların gösterdiği yol, vadinin doğusunadoğru uzanıyordu. Pofuduk Ayı, mührü tekrar taşa yerleştirdiğinde, yerdeki çizgiler parlamaya başladıve bir patika oluşturdu. “Yol bizi bekliyor,” dedi Pofuduk Ayı, arkadaşlarına dönerek.Gezgin-Gaga Turna, havasına süzülerek yolu takip etti. “Patika düz değil,” dedi yukarıdan. “Öncealçalıyor, sonra bir tepeye tırmanıyor. Tepenin ardında bir şey parlıyor.” Utangaç-Diken Kirpi, sırtındakimeyveleri kontrol…

    Devamını Oku »
  • sihirli muzik kutusu

    Sihirli Müzik Kutusu

    Leo, yaz tatilini dedesinin eski evinde geçiriyordu. Bir gün tavan arasını karıştırırken, tozlu bir müzik kutusu buldu. Kutuyu kurduğunda, yumuşak bir melodi çalmaya başladı. Ve o anda, odadaki her şey canlandı! Kitaplar raflardan uçtu, yastıklar dans etti, perdeler vals yaptı. Leo çok sevindi. Ancak birkaç gün sonra, müzik kutusunun giderek yavaşladığını fark etti. Melodi bozuluyor ve nesnelerin dansı aksıyordu. Dedesi,…

    Devamını Oku »
  • rengarenk uyku tohumlari

    Rengârenk Uyku Tohumları

    Zeynep, şehrin gri binalar arasında kalmış küçük bahçesinde, büyükbabasından kalan minik bir kutuyu buldu. İçi, ışık yutan kadifeyi andıran karanlık bir kutunun içinde, parıldayan rengârenk tohumlar vardı. Notta sadece şunlar yazıyordu: “Gerçekten ihtiyacı olana ek.” Merakına yenik düşen Zeynep, tohumları bahçesindeki en güneşli köşeye ekti. Birkaç gün sonra, sıradışı filizler topraktan başını çıkardı. Yapraklar ışıldıyor, geceleri yumuşak bir ninni gibi…

    Devamını Oku »
  • deniz fenerinin kalbi

    Deniz Fenerinin Kalbi

    Denizin kıyısında, yosun kokulu bir kasaba vardı. Kasabanın ucunda da yaşlı bir deniz feneri dururdu. Adı “Lima Feneri”ydi. Bir zamanlar geceleri denizi aydınlatır, kayıkçıların yollarını bulmasına yardım ederdi. Ama yıllar geçtikçe ışığı sönmüş, herkes onu unutmuştu. Bir gün küçük bir çocuk, kasabaya taşındı. Adı Derin’di. Denizi çok severdi ama fenerin karanlık hâline üzülürdü. Her akşam fenerin yanına gider, elindeki fenerci…

    Devamını Oku »
  • Zamanin Anahtari

    Zamanın Anahtarı

    Bir köyün kenarında, tiktak sesleriyle dolu küçük bir atölye vardı.Orası, Arda’nın dedesinin saatçisiydi. Duvarlarda binlerce saat asılıydı: kimisi kuş sesleriyle öter, kimisi incecik bir melodi çalardı.Ama bir tanesi diğerlerinden farklıydı — siyah gövdesinde altın işlemeler vardı ve ortasında bir anahtar deliği parlıyordu. Bir gün dedesi dışarı çıkarken Arda’ya “Bu saate sakın dokunma,” dedi.Ama çocuk merakını tutamadı.Yavaşça yaklaştı, saatin yanındaki kutuda…

    Devamını Oku »
  • kayip kuyrugun pesinde

    Kayıp Kuyruğun Peşinde

    Minnoş Tilki, ormanın en meraklısıydı. Her gün yeni bir şey öğrenir, dostlarını ziyaret ederdi. Fakat bir sabah aynaya baktığında donup kaldı. Kuyruğunun parlak, kabarık ucu yok olmuştu!“Bu nasıl olur?” diye panikledi. Kuyruğu onun gururuydu. Her rüzgâr estiğinde o kuyruk sallanır, ormana renk katardı. Şimdi ise sanki bir parçası eksikti. Hemen en yakın arkadaşı Baykuş’a uçtu. “Baykuş, kuyruğumun ucu yok!”Bilge Baykuş…

    Devamını Oku »
  • kivilcimin kalp sarkisi

    Kıvılcımın Kalp Şarkısı

    Ormanın en sessiz gecesinde, binlerce ateş böceği gökyüzünü yıldızlarla yarışacak kadar aydınlatıyordu. Ama aralarında biri diğerlerinden farklıydı: Kıvılcım. Küçüktü, utangaçtı ve ışığı ne kadar parlak olsa da, içinde bir eksiklik hissediyordu. “Neden benim ışığım bir ses çıkaramıyor?” diye düşünür dururdu. Bir gece gölde yansıyan kendi ışığına bakarken içten içe “Keşke ışığımın bir şarkısı olsaydı,” diye fısıldadı. Tam o anda gölden…

    Devamını Oku »

Başa dön tuşu