Fantastik Masallar
-

Yıldız Tozu Koleksiyoncusu ve Kayan Gezegen
Alya’nın odasının tavanı, topladığı yıldız tozlarıyla adeta bir gece gökyüzü gibi parlardı. Her toz tanesi farklı bir hikaye anlatırdı: bazıları eski galaksilerin şarkılarını, bazıları sönmüş yıldızların son dileklerini taşırdı. Ağustos’un en sıcak gecesinde, gökyüzünden altın renginde dev bir yıldız tozu topu düştü. Alya heyecanla bahçeye koştuğunda, toz bulutunun içinde minik, mavi bir gezegenin döndüğünü gördü. Gezegen o kadar küçüktü ki,…
Devamını Oku » -

Yıldız Kütüphanesinin Unutulan Sayfaları
Yıldız, gökyüzündeki kütüphanede yıldızların binlerce yıllık hikayelerini korurdu. Ancak bir sabah, en eski hikayelerin sayfalarının solduğunu gördü. Panik içinde Bilge Ay’a danıştı. Bilge Ay, “İnsanlar artık yıldızlara bakıp hikayeler uydurmuyor,” dedi. “Yıldız hikayeleri, insanların hayal gücüyle beslenir.” Yıldız, dünyaya inip çocuklarla buluşmaya karar verdi. İlk önce, bir yaz kampında yıldızları izleyen çocuklara gitti. Onlara yıldız hikayelerinin nasıl yazıldığını anlattı. Çocuklar,…
Devamını Oku » -

Uyumak İstemeyen Yıldız
Gökyüzü geceleri binlerce yıldızla doluydu. Her biri sırayla parlar, sabah olunca yavaşça gözden kaybolurdu. Ama içlerinden biri, diğerlerinden farklıydı: küçük yıldız Pina.Pina, ışığını kaybetmekten korkardı. “Ya uyursam ve bir daha parlayamazsam?” diye düşünürdü. Güneş doğarken diğer yıldızlar tatlı bir uykuya dalar, gökyüzü sakinleşirdi. Pina ise yerinde duramazdı.“Benim ışığım en parlak olacak!” diyerek sabah da parlamaya çalışırdı.Ancak gün geçtikçe yorgun düşmeye…
Devamını Oku » -

Kayıp Notaların Müzik Kutusu
Küçük bir kasabada, eski eşyalar satan bir dükkân vardı. Raflarda tozlanmış oyuncaklar, unutulmuş aynalar ve solmuş kitaplar dururdu. Ama en üst rafta, işlemeli küçük bir müzik kutusu vardı. Üzerinde “Kalbini dinle” yazıyordu. Bir gün Meriç adında bir çocuk dükkâna girdi.“Bunu çalıştırabilir miyim?” diye sordu.Yaşlı dükkân sahibi gülümsedi. “Dilersen dene ama yıllardır çalmıyor.” Meriç kutuyu çevirdi. Dişliler döndü, ama ses yoktu.“Gerçekten…
Devamını Oku » -

Zamanı Durduran Çiçek
Rüzgâr Vadisi’nde her sabah kuşlar şarkı söyler, kelebekler dans ederdi. Vadinin en güzel yerinde ise minik, mor yapraklı bir çiçek yaşardı. Adı Liva’ydı. Her sabah güneşe gülümser, akşam olunca başını eğip uyurdu. Bir sabah içini bir huzursuzluk kapladı.“Her gün aynı şeyleri yaşıyorum,” dedi içten içe. “Açıyorum, kapanıyorum, açıyorum… Keşke zaman bir günlüğüne dursa da dinlensem.”Rüzgâr, bu dileği duydu ve fısıldadı:…
Devamını Oku » -

Uçan Balonun Gizemi
Küçük Alper, sabah erkenden kalktığında penceresinin önünde asılı duran kırmızı bir balon gördü.Balonun ipine ince bir not bağlanmıştı: “Beni bul, gökyüzünü paylaş.” Alper şaşırdı. “Bu da ne demek?”Balonu eline aldı, gökyüzüne baktı ama hiçbir şey göremedi.Kasabanın meydanına koştu, balonu diğer çocuklara gösterdi.“Belki bir oyun başlıyor!” dedi biri.Ama balonun içinde garip bir şey vardı: küçük bir ışıltı… Alper ipi çözdü. Balon…
Devamını Oku » -

Düş Kütüphanesi
Kasabanın en sessiz köşesinde, kimsenin artık uğramadığı bir bina duruyordu: Eski Kütüphane.Bir zamanlar çocukların kahkahalarıyla dolu olan bu yer, şimdi yalnızca rüzgârın çevirdiği sayfalarla konuşuyordu.Bir sabah Defne, okuldan dönerken yağmur bastırdı. En yakın sığınacak yer o kütüphaneydi. Kapı gıcırdayarak açıldı. İçerisi toz kokuyordu ama aynı zamanda huzur vericiydi.Defne etrafa baktı; raflar boylu boyunca uzanıyor, kitaplar sanki onu izliyordu.Bir anda bir…
Devamını Oku » -

Gökyüzündeki Yastık
Gece sessizdi. Pencereden içeri dolan ay ışığı, duvardaki oyuncak ayının yüzünü aydınlatıyordu. Küçük Rüya, yatağında dönüp duruyordu. Yastığı kabarıktı, battaniyesi sıcaktı ama gözleri kapanmıyordu.“Uyku beni neden bulmuyor?” diye fısıldadı. Tam o sırada bir ses duydu. “Belki yanlış yastığı kullanıyorsundur.”Rüya şaşkınlıkla etrafa baktı. Ses pencereden gelmişti. Dışarı baktığında yumuşacık bir bulut, pencerenin önünde süzülüyordu.“Ben Bulut-9’um,” dedi gülerek. “Uykusunu kaybeden çocukları gökyüzüne…
Devamını Oku » -

Elma Ağacının Gülüşü
Bir köyün kenarında, küçük bir tepenin üstünde yaşlı bir elma ağacı vardı. Gövdesi eğilmiş, dalları yılların yorgunluğuyla sarkmıştı. Her bahar çiçek açar ama yaz gelip de meyve zamanı geldiğinde hiçbir elma vermezdi. Diğer ağaçlar gülerek, “Ah yaşlı ağaç, senin dallarında elma değil, sadece hatıra var!” derlerdi.Elma Ağacı iç geçirir, “Belki bir gün ben de bir meyve veririm,” diye umut ederdi.…
Devamını Oku » -

Zamanın Anahtarı
Bir köyün kenarında, tiktak sesleriyle dolu küçük bir atölye vardı.Orası, Arda’nın dedesinin saatçisiydi. Duvarlarda binlerce saat asılıydı: kimisi kuş sesleriyle öter, kimisi incecik bir melodi çalardı.Ama bir tanesi diğerlerinden farklıydı — siyah gövdesinde altın işlemeler vardı ve ortasında bir anahtar deliği parlıyordu. Bir gün dedesi dışarı çıkarken Arda’ya “Bu saate sakın dokunma,” dedi.Ama çocuk merakını tutamadı.Yavaşça yaklaştı, saatin yanındaki kutuda…
Devamını Oku »









