Gökkuşağı Renkli Balon ve İç Sesler Bahçesi

Gökkuşağı Renkli Balon ve İç Sesler Bahçesi

Yalnız Çınarın Altındaki Gizem

Kasabanın en ucunda kırmızı çatılı küçük bir ev vardı. Bu evde meraklı bir çocuk olan Efe yaşardı. Efe her sabah gökyüzüne bakarak uyanırdı. Bulutların pamuk kadar yumuşak olup olmadığını çok merak ederdi.

Ancak son günlerde Efe’nin evi biraz sessizdi. Annesi ve babası işten çok yorgun dönüyordu. Evdeki gülüşmeler sanki saklambaç oynuyor gibi gecikiyordu. Efe bu duruma içten içe biraz üzülüyordu.

Bir akşam penceresinin önünde otururken dışarıya baktı. Sokağın başındaki yaşlı çınarın dibinde bir ışık gördü. Bu ışık bir ateş böceği gibi parlıyordu. Efe merakla montunu giyip sessizce dışarı çıktı.

Çınarın dibinde ipek gibi parlayan bir balon duruyordu. Rengi ne kırmızı ne de tam olarak maviydi. Sanki gökkuşağının gizli bir rengiyle boyanmış gibiydi. Balon uçmuyor ama toprağa da hiç değmiyordu.


İç Sesler Bahçesine Yolculuk

Efe balona yaklaşınca üzerinde minik bir kapak açıldı. İçinden küçük, kıvrımlı yazıları olan bir kâğıt düştü. Kâğıtta sahibini kalbiyle seçen bir balon olduğu yazıyordu. Efe bu duruma çok şaşırdı ve heyecanlandı.

Balon sanki Efe’nin şaşkınlığını anlamış gibi hafifçe titredi. Efe kâğıdı çevirince bir talimatla karşılaştı. Balonu şişirmek için en gizli duygusunu düşünmesi gerekiyordu. Efe derin bir nefes alarak bekledi.

Acaba sesimi kimse duymuyor mu? diye kendi kendine düşündü. Bu düşünceyle balona doğru yavaşça üfledi. Balon bir anda büyüdü ve üzerinde ince bir kapı belirdi. Efe kapıdan içeri adımını attı.

Bir anda kendini turkuaz gökyüzü olan bir bahçede buldu. Burada ağaçların yaprakları minik kalp şeklindeydi. Kuşlar ötmek yerine etrafa huzurlu bir sessizlik fısıldıyordu. Yaşlı meşe ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdadı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Tarçın Renkli Ayıcık Mırmık ve Yıldız Dikişi Krallığı

Taşlar ve Söylenmemiş Sözler

Bahçede yürürken yol kenarında ağlayan bir taş gördü. Taşın minik gözleri vardı ve çok üzgün bakıyordu. Efe taşın neden ağladığını merak edip yanına çömeldi. Taş kimsenin onu fark etmediğini söyledi.

Efe taşı daha görünür bir yere dikkatlice yerleştirdi. Taşın adı Kırgınlık’tı ve fark edilince hemen gülümsedi. Balon Efe’ye yaklaşarak içsel bir sıcaklık yaydı. Efe bu sıcaklığı kalbiyle dinleyince her şeyi anladı.

İleride gökkuşağı iplerinden yapılmış dev bir salıncak vardı. Salıncakta Efe’ye çok benzeyen başka bir çocuk oturuyordu. Bu çocuk Efe’nin söyleyemediği tüm duygularını temsil ediyordu. İkisi yan yana sessizce oturdular.

Bahçenin sonunda ise şekli belirsiz büyük bir gölge belirdi. Balon bunun konuşulmayan korkular olduğunu nazikçe açıkladı. Efe korkusunun adını yüksek sesle söyleyince gölge minik bir buluta dönüştü. Korku artık çok küçüktü.


Kalbin Sesini Eve Götürmek

Efe artık eve dönme vaktinin geldiğini hissetti. Balon ona üzerinde “Anlat” yazan küçük bir rozet verdi. Bu rozet cesaretin ve dürüstlüğün minik bir simgesiydi. Efe gözlerini açtığında yeniden çınarın altındaydı.

Eve girdiğinde annesini ve babasını salonda otururken buldu. Avucundaki rozeti sıkarak onların yanına yavaşça gitti. Kalbindeki tüm sessiz düşünceleri onlara birer birer anlattı. Ailesi onu büyük bir sevgiyle dinledi.

Annesi Efe’ye sıkıca sarıldı ve asla yük olmadığını söyledi. Babası da yorgun olsa bile sevgisinin hiç bitmediğini anlattı. Evdeki sessizlik yerini sıcak ve güvenli bir sohbete bıraktı. Efe artık kendini çok hafif hissediyordu.

O gece Efe yatağında huzurla uykuya daldı. Gökyüzündeki yıldızlar ona sanki göz kırpıyor gibi parlıyordu. Anlatılan her duygu, karanlık geceyi aydınlatan birer ışık oldu. Gökyüzü artık kalbinin sesini duyanlara çok daha yakındı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Şarkı Söyleyen Dağın Sırrı

Kendi sesini duyan çocuk, gökyüzünün tüm yıldızlarını kalbinde taşır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu