Nehrin Sesi ve Parlayan Taşlar

Güneşin Parıldadığı Mutlu Vadi

Yemyeşil dağların gökyüzüne uzandığı huzurlu bir vadi varmış. Bu güzel yerin ortasından pırıl pırıl bir nehir akarmış. Nehir, taşların üzerinden geçerken adeta şarkı söylermiş. Vadinin her köşesi renkli çiçeklerle doluymuş. Burada yaşayan tüm canlılar gün boyu neşe içinde koştururmuş.

Vadi sakinleri birbirine her zaman selam verirmiş. Ancak kasabanın kenarındaki eski evde yaşayan biri varmış. Onun adı herkes tarafından Cimri olarak bilinirmiş. Cimri, vadi sakinlerinden biraz farklı davranırmış. Etrafındaki çiçeklerin kokusunu içine çekmezmiş. Nehrin güzel sesine kulak vermezmiş.

Cimri’nin evinde sandıklar dolusu sarı altınları varmış. Bütün gününü bu altınları sayarak geçirirmiş. Onları kimse görmesin diye pencerelerini sıkıca kapatırmış. Kapısını her zaman iki kez kilitlermiş. Zengin olmasına rağmen kalbi biraz yalnızmış. Çünkü o, mutluluğu sadece biriktirmekte ararmış.

Söğüt Ağacı ve Gizli Hazine

Bir gün güneş gökyüzünde ışıl ışıl parlıyormuş. Cimri, altın dolu torbasını sırtına yüklemiş. Kimseye görünmeden nehir kenarına doğru yürümüş. Orada dalları suya değen yaşlı bir söğüt ağacı varmış. Yaşlı meşe ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdamış. Rüzgar, yaprakların arasından yumuşakça geçip gitmiş.

Cimri, ağacın dibindeki yumuşak toprağı elleriyle kazmış. Altın torbasını bu derin çukurun içine bırakmış. Üzerini toprakla örtüp büyük bir taş koymuş. Kendi kendine düşündü: Artık hazinem burada tamamen güvende olacak. Kimsenin burayı bulamayacağından emin bir şekilde evine dönmüş.

Ancak Cimri’nin unuttuğu küçük bir ayrıntı varmış. Ağacın en üst dalında yaramaz bir saksağan kuşu yaşıyormuş. Saksağanlar parlayan her şeyi çok severmiş. Kuş, Cimri’nin toprağa ne gömdüğünü çok merak etmiş. Cimri uzaklaşınca aşağı süzülüp toprağı eşelemeye başlamış. Parlayan torbayı görünce onu kaptığı gibi yuvasına götürmüş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Orman'ın Fısıltısı ve Paylaşmanın Sevinci

Boş Çukurun Getirdiği Ders

Ertesi sabah Cimri erkenden nehir kenarına gelmiş. Amacı sadece altınlarının orada olduğunu kontrol etmekmiş. Büyük taşı kenara itmiş ve toprağı kazmış. Fakat gördüğü manzara karşısında donup kalmış. Çukurun içi bomboşmuş, altınlardan eser yokmuş. Kalbi hızla çarpmaya başlamış ve büyük bir şaşkınlık yaşamış.

Cimri, “Altınlarım nerede?” diye seslenmiş. Sesi vadinin yamaçlarında yankılanıp geri dönmüş. O sırada nehrin kıyısında çiçeklerini sulayan Bilge Bahçıvan belirmiş. Bahçıvan, elindeki hasır şapkasıyla yavaşça Cimri’ye yaklaşmış. Onun bu kadar üzgün olmasının nedenini anlamaya çalışmış. Sakin bir sesle sormuş: “Neden bu kadar üzgünsün?”

Cimri, boş çukuru göstererek durumu bir çırpıda anlatmış. Bahçıvan yerden sıradan bir taş almış. Taşı boş çukurun tam ortasına yavaşça bırakmış. “Bak,” demiş Bahçıvan, “bu taşı altınların gibi düşün.” Cimri buna çok kızmış ve taşın hiçbir işe yaramayacağını söylemiş. Bahçıvan ise gülümseyerek nehrin akışını izlemeye başlamış.

Gerçek Hazinenin Keşfi

Bahçıvan, Cimri’nin gözlerinin içine bakarak konuşmuş. “Eğer bu altınları hiç kullanmıyorsan, onlar zaten yoktur,” demiş. Paylaşılmayan bir şeyin faydası olmadığını anlatmaya çalışmış. Bahçıvan, doğanın sunduğu güzelliklerin en büyük zenginlik olduğunu söylemiş. Cimri o an durmuş ve ilk kez etrafındaki sesleri dinlemiş.

Rüzgarın sesini dinlemek, ona aslında ne kadar çok şeyi kaçırdığını fısıldamış. Kuşların şarkısı, nehrin pırıltısı altınlardan daha parlakmış. Cimri, mutluluğun paylaşınca çoğaldığını o an hissetmiş. İçindeki o ağır korku yerini bir hafifliğe bırakmış. Artık sadece biriktirmek değil, yaşamak ve hissetmek istiyormuş.

O günden sonra Cimri’nin adı Mutlu Amca olmuş. Evinin kapılarını sonuna kadar komşularına açmış. Bahçesinde çocuklarla oyunlar oynamış ve meyveler paylaşmış. Elindekileri kullandıkça aslında daha çok zenginleştiğini fark etmiş. Mutlu Vadi’de artık herkes neşeyle gülümseyerek dolaşmaya başlamış. Sevgi paylaşıldıkça çoğalan, bitmek bilmeyen en büyük hazineymiş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Kanatlı Serçe ve Ormanın Fısıltısı

Gökyüzü yıldızlarla dolar, sevgiyle çarpan her kalp huzuru bulur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu