Gülümseme Taşıyan Beyaz Balonun Yolculuğu

Gülüşleri Toplayan Gizemli Misafir

\n

Sabah güneşi pencerelere yumuşakça dokunurken, küçük kasabanın meydanı yeni yeni hareketleniyordu. Taze ekmek kokuları havaya yayılıyor, dükkânların önündeki kediler uykulu gözlerle etrafı izliyordu. Meydanın hemen köşesinde, ahşap kapılı şirin bir oyuncakçı dükkânı vardı. Vitrininde rengârenk toplar, tahta arabalar ve minik bebekler neşeyle dururdu. Ancak o gün vitrinin en önünde, diğerlerinden çok farklı bir balon asılıydı.

\n

Bu balon kar gibi bembeyazdı. Üzerinde ne bir yıldız ne de renkli bir desen vardı. Sadece bembeyaz duruşuyla bile insanın içini huzurla doldurmaya yetiyordu. Sanki gökyüzünden süzülüp gelmiş, camın arkasına konmuş temiz bir bulut parçası gibiydi. Rüzgâr estikçe hafifçe sallanıyor, yoldan geçenlere sessizce selam veriyordu.

\n

Efe ve Ada, her sabah olduğu gibi meydanda buluşmuşlardı. Efe meraklı bir çocuktu, her şeyi incelemeyi çok severdi. Ada ise bir şeyi anlamadan asla bırakmaz, sorular sormaktan çekinmezdi. Vitrindeki beyaz balonu görünce ikisi de aynı anda duraksadı. Balonun ipi, sanki görünmez bir el tarafından tutuluyordu.

\n

Ada, balona bakarken Acaba bu balon neden bu kadar sessiz duruyor? diye kendi kendine düşündü. O an rüzgâr camın önünden geçti. Yaşlı çınar ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Bu ses, çocuklara sanki dükkânın içine girmeleri gerektiğini fısıldıyordu.

\n\n


\n\n

Gülüş Kutusu ve Beyaz Balonun Sırrı

\n

Dükkânın kapısı yavaşça açıldı. İçeride oyuncakçı Kemal Amca onları bekliyordu. Kemal Amca’nın sesi, tıpkı okuduğu masallar gibi yumuşak ve güven vericiydi. Elinde küçük, ahşap bir kutu tutuyordu. Bu kutu sıradan bir kutuya benzemiyordu, üzerinde minik bir mandal vardı.

\n

\”Hoş geldiniz çocuklar,\” dedi Kemal Amca gülümseyerek. \”Bu beyaz balon sıradan bir oyuncak değildir. O, doğru kalbi bulana kadar gökyüzüne çıkmaz. Yanındaki bu kutu ise bir gülüş kutusudur. Bazen çocuklar üzüldüğünde veya bir şeyi kırıldığında gülüşleri bir süreliğine saklanır.\””

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Kanatlı Bulut ve Şehirdeki Küçük Dostlar

\n

Efe heyecanla öne atıldı ve balona dokundu. Balonun ipi sanki bir kuş kanadı gibi hafifti. Kemal Amca kutuyu Ada’nın çantasına yerleştirdi. Balonun ipini ise Efe’nin bileğine nazikçe bağladı. \”Korkarsanız ipi bırakmayın,\” diye tembihledi Kemal Amca.

\n

\”Çünkü bu balon, tutuldukça güçlenen bir sevgi taşır. O sizi gitmeniz gereken yere götürecektir.\” Efe ve Ada, bu önemli görevi severek kabul ettiler. Dükkândan çıktıklarında, beyaz balon başlarının üzerinde nazikçe süzülmeye başladı. Balon onları dar, çiçek kokulu sokaklara doğru yönlendiriyordu.

\n\n


\n\n

Kırık Oyuncaklar ve Mutlu Kalpler

\n

Balon onları ilk olarak küçük bir evin önüne götürdü. Bahçede Deniz adında bir çocuk oturuyordu. Deniz’in elinde tekerleği kopmuş, eski bir oyuncak araba vardı. Deniz çok sessizdi ve arabanın dönmeyen tekerleğine üzgünce bakıyordu. Beyaz balon tam Deniz’in tepesinde durdu ve beklemeye başladı.

\n

Efe yavaşça Deniz’e yaklaştı ve gülümsedi. \”Merhaba Deniz, istersen arabana beraber bakalım,\” dedi. Ada hemen çantasından renkli bir toka çıkardı. Tokayı arabanın eksik yerine dikkatle bağladılar. Araba artık eskisi gibi hızlı gitmese de tekerleği dönüyordu.

\n

Deniz’in yüzünde küçük bir aydınlanma belirdi. O an çantadaki kutunun mandalı \”tık\” diye bir ses çıkardı. Görünmeyen bir neşe, kutudan çıkıp bahçeye yayılmış gibiydi. Deniz arabasını sürmeye başlayınca, beyaz balonun ipi Efe’nin bileğinde gevşedi.

\n

Daha sonra yol kenarında ayakkabı bağcığı çözülmüş İnci’yi buldular. İnci, oyun oynayan arkadaşlarına bakıyor ama gidemiyordu. Ada eğilip bağcıklarını bağladı ve ona cesaret verdi. İnci salıncağa bindiğinde çıkan neşeli kahkahası, ağaçtaki kuşları bile sevindirdi. Kutunun mandalı bir kez daha kendi kendine açıldı.

\n\n


\n\n

Meydandaki Büyük Ses ve Vedalaşma

\n

Güneş batarken balon onları tekrar meydandaki ulu çınarın altına getirdi. Orada Arif Dede tek başına oturuyordu. Arif Dede, etrafındaki çocukların sesini dinlemeyi çok severdi. Ancak o gün meydan çok sessiz kalmıştı. Arif Dede derin bir iç çekti ve uzaklara baktı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Mavi Fısıltı ve Nazik Sözlerin Gücü

\n

Efe ve Ada, beyaz balonu Arif Dede’nin yanına getirdiler. Ada elindeki gülüş kutusunu yavaşça açtı. Kutunun içinden, gün boyu topladıkları tüm o güzel anların huzuru yayıldı. Meydandan geçen çocuklar, balonu görünce bir anda neşeyle gülmeye başladılar. Sanki görünmez bir mutluluk köprüsü kurulmuştu.

\n

Arif Dede gözlerini kapatıp bu sesleri dinledi. Kalbinin sesini dinlemek, ona en güzel şarkıdan daha tatlı gelmişti. \”İşte duydum,\” dedi Arif Dede fısıltıyla. \”Mutluluk paylaşıldıkça her yere ulaşırmış.\” Beyaz balon, artık iyice parlıyordu ve görevi tamamlanmıştı.

\n

Balonun ipi Efe’nin bileğinden nazikçe çözüldü. Rüzgârın kanatlarına tutunan beyaz balon, yavaş yavaş gökyüzüne yükseldi. Efe ve Ada el sallarken, balonun bir bulutun içine karışıp kayboluşunu izlediler. Artık biliyorlardı ki; birine yardım etmek, dünyadaki en parlak ışığı yakmaktı.

\n

Sevgi paylaşıldıkça büyür, iyilik her kalpte kendine sıcak bir yuva bulur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu