Göl Kenarındaki Gizli Yardımlaşma: Sinco ve Dandi’nin Hikâyesi

Gümüş Göl ve Yeşil Yosun Ormanı

Güneş, Yeşil Yosun Ormanı’nın dev ağaçları arasından süzülüyordu. Her sabah olduğu gibi orman sakin bir güne uyanmıştı. Kocaman çınar ağaçları gökyüzüne doğru kollarını uzatıyordu. Ormanın tam ortasında ise ayna gibi parlayan Gümüş Göl vardı. Bu gölün suyu o kadar berraktı ki içindeki taşlar bile sayılırdı. Yaşlı meşe ağacı, hafif rüzgârla beraber derin bir nefes alır gibi hışırdadı.

Sincap Sinco, bu meşe ağacının dallarında neşeyle zıplıyordu. Sinco’nun kuyruğu kendi boyundan bile daha büyüktü. Tüyleri yumuşacıktı ve gözleri pırıl pırıl parlıyordu. En büyük işi, kış gelmeden önce lezzetli palamutlar toplamaktı. Çünkü o, soğuk günlerde yuvasında dinlenmeyi çok seviyordu. Sinco, her adımda dengesini pofuduk kuyruğuyla sağlıyordu.

O sabah Sinco, en sevdiği dala oturmuş cevizlerini sayıyordu. Ormanda kuşlar cıvıldıyor, kelebekler çiçeklerin etrafında dans ediyordu. Sinco, topladığı cevizlerin kabuklarını inceliyordu. Bazıları sert, bazıları ise tam kıvamındaydı. Sinco için hayat, bu yüksek dalların arasında çok güvenliydi. Gökyüzüne yakın olmak ona kendisini çok özgür hissettiriyordu.

Sulara Düşen Değerli Hazine

Sinco, elindeki en iri ve en parlak cevizi tam ağzına götürecekti. Birden küçük bir esinti çıktı ve elindeki ceviz kayıverdi. Ceviz önce alt daldaki bir yaprağa çarptı. Sonra hızla aşağıya doğru süzülmeye başladı. Sinco, panikle dalın ucuna kadar ilerledi. Ama ceviz çoktan “şlapp” diye gölün derin sularına düşmüştü.

Sincap Sinco, suyun üzerinde oluşan halkaları izledi. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Bu ceviz kış için topladığım en güzel yiyecekti, diye kendi kendine düşündü. Suya bakarken içini bir üzüntü kaplamıştı. Sinco yüzme bilmiyordu ve suya girmekten çekiniyordu. Islak tüylerin onu ağırlaştıracağını ve batacağını biliyordu.

Tam o sırada sazlıkların arasından neşeli bir ses geldi. “Vak vak vak!” diye bağıran biri vardı. Bu, gölün en hızlı yüzücüsü Ördek Dandi’ydi. Dandi, bembeyaz tüyleriyle suyun üzerinde adeta bir gemi gibi süzülüyordu. Sinco’nun üzgün olduğunu görünce hemen kıyıya doğru yaklaştı. Dandi’nin gagası turuncuydu ve bakışları çok dost canlısıydı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Neşeli Tavşan ve Paylaşan Bahçe

Suların ve Dalların Gizli Dili

Dandi, kafasını yana eğerek Sinco’ya seslendi. “Neden böyle boynunu büküp bekliyorsun küçük dostum?” diye sordu. Sinco, başına gelenleri bir bir anlattı. Dandi ise sadece gülümsedi ve tüylerini kabarttı. “Üzülme Sinco, ben senin için o cevizi hemen bulurum,” dedi. Dandi’nin kendine olan güveni Sinco’yu biraz olsun rahatlatmıştı.

Dandi, ayaklarının suyun altındaki gücünü biliyordu. “Benim ayaklarım perdelidir, palet gibi suyu itebilirim,” diyerek suya daldı. Saniyeler içinde ağzında kocaman cevizle suyun yüzüne çıktı. Cevizi kıyıdaki çimenlerin üzerine usulca bıraktı. Sinco, dostunun bu başarısını hayranlıkla izledi. Ama Dandi’nin gözlerinde de küçük bir bulut vardı.

Dandi, “Aslında benim de bir sorunum var,” diye fısıldadı. En tepedeki dalda asılı kalan parlak bir tüyü gösterdi. O tüy, rüzgârla oraya uçmuştu ve Dandi için çok kıymetliydi. Ördekler ağaca tırmanamazdı ve kanatları o sık dallara sığmıyordu. Şimdi sıra Sinco’daydı. Sinco, ormanın sessizliğini ve rüzgârın sesini dinlemeye başladı. Orman ona cesaret veriyordu.

Dostluğun Getirdiği Büyük Güç

Sinco, “Hemen hallederim!” diyerek ağacın gövdesine atıldı. Keskin tırnaklarını ağacın kabuğuna sıkıca geçirdi. Adeta bir rüzgâr gibi hızla yukarı tırmanmaya başladı. En ince dallara ulaştığında kuyruğuyla harika bir denge kurdu. Parlak tüyü nazikçe yakaladı ve aşağıya, dostunun yanına indi. Tüyü Dandi’ye uzatırken çok mutluydu.

İki arkadaş o gün çok önemli bir şey fark ettiler. Biri suda çok ustaydı, diğeri ise ağaçların tepesinde. Sinco asla bir ördek gibi yüzemezdi. Dandi ise asla bir sincap gibi tırmanamazdı. Ama birlikteyken hiçbir engel onları durduramazdı. Artık gölün suları Sinco için, yüksek dallar ise Dandi için korkutucu değildi.

Güneş batarken ormana huzurlu bir sessizlik çöktü. Sinco ağaçtaki meyveleri aşağıya, Dandi’ye doğru attı. Dandi ise suyun kıyıya getirdiği taze tohumları Sinco için topladı. Onlar, birbirlerinin eksiklerini sevgiyle tamamlayan iki iyi dost oldular. Ormandaki her canlı, onların bu sessiz ve derin bağını hissedebiliyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Miya ile Hophop Masalı

Yıldızlar gökyüzünde parıldarken, her kalp kendi arkadaşının şarkısını dinler.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu