Gümüş Dere’nin Gizli Şarkısı ve Küçük Dostlar

Gümüş Dere’nin Sakin Kıyıları

Yüksek dağların kucağında, yemyeşil otların arasında küçük bir köy vardı. Bu köyün ortasından şırıl şırıl akan Gümüş Dere geçerdi. Dere, her sabah kuşlarla beraber neşeyle şarkı söylerdi.

Köydeki hayvanlar bu suyu çok severdi. Kuzular kıyısında oynar, kuşlar serin suyundan kana kana içerdi. Her şey huzur içindeydi. Güneş, her sabah köyü sıcak bir gülümsemeyle selamlardı.

Derken bir gün, derenin sesi aniden kesildi. Su artık eskisi gibi coşkuyla akmıyordu. Köyün neşesi kaçmış, çiçekler boyunlarını bükmeye başlamıştı. Herkes derenin neden sustuğunu merak ediyordu.

Kaybolan Suyun Peşinde Bir Yolculuk

Köyün en meraklı kuzusu Yumak, bu duruma çok üzüldü. Arkadaşı akıllı tilki Çıtırtı’yı yanına çağırdı. Birlikte derenin kaynağına doğru yürümeye karar verdiler. Yol boyunca ağaçların yaprakları hafifçe hışırdıyordu.

Yumak, yolun kenarında duran büyük ve eski bir çınar ağacına yaklaştı. Yaşlı çınar ağacı, derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Dallarıyla yolu işaret ederek onlara rehberlik etti. Doğa sanki onlara bir şeyler fısıldıyordu.

Yolun yarısında Yumak durup çevresine bakındı. Acaba doğru yolda mıyız diye kendi kendine düşündü. Çıtırtı ise burnuyla yerdeki taze izleri takip ediyordu. İkisi de derenin sesini yeniden duymayı çok istiyordu.

Taşların Arasındaki Büyük Sır

Yukarı vardıklarında derenin önüne büyük kayaların yığıldığını gördüler. Bu kayalar, rüzgarın etkisiyle yuvarlanıp suyun yolunu kapatmıştı. Su, kayaların arkasında hapsolmuş, geçecek bir yer arıyordu.

Yumak ve Çıtırtı, kayaları itmeye çalıştılar ama güçleri yetmedi. O sırada gökyüzünde süzülen dostları Kartal Kanat yanlarına kondu. Kanat, yukarıdan bakınca hangi taşın kilit noktada olduğunu hemen anladı.

Hep beraber taşları teker teker kenara çekmeye başladılar. Bu sadece kas gücüyle yapılacak bir iş değildi. Birbirlerinin hareketlerini izleyerek, tam bir uyum içinde çalıştılar. Her küçük yardım, büyük bir güce dönüştü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gökyüzü Krallığının Kayıp Yıldız Masalı

Doğanın Kalbini Dinlemek

Son büyük taşı da çektiklerinde su birden fışkırdı. Gümüş Dere, özgürlüğüne kavuştuğu için mutlulukla dans etmeye başladı. Suyun sesi, ormandaki en güzel melodi gibi yankılandı. Doğa yeniden canlanmaya başladı.

Yumak, akan suyun sesine kulak verdi. Bu sadece suyun sesi değildi; bu, doğanın kalbinin atışıydı. Gerçekten dinlediğinde, her canlının birbirine ihtiyacı olduğunu anladı. Birlikte çalışmak, en zor engelleri bile çocuk oyuncağına çevirmişti.

Akşam olup köye döndüklerinde, dere eski neşesine kavuşmuştu. Yumak ve arkadaşları, o gece yıldızların altında huzurla uyudular. Paylaşılan her emek, köye bereket ve mutluluk getirmişti.

Gökten üç elma düşmüş; biri dinleyene, biri anlatana, biri de kalbiyle duyanlara.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu