Bulutların Gizli Defteri
Gökyüzünde süzülen her bulutun bir sırrı vardır ama sadece biri bu sırları yazmayı akıl etmiştir: Mavi Bulut. O, gökyüzünün en meraklısıydı ve günün birinde insanların kalplerine mutluluk getirecek bir defter yazmaya karar verdi.

Gökyüzünde sayısız bulut vardı: kimisi kocaman pamuk yığınları, kimisi incecik iplikler gibi süzülürdü. Ama Mavi Bulut diğerlerinden farklıydı. Yağmur olmaktan çok hikâye anlatmayı severdi. Her sabah güneş doğarken dünyayı izler, çocukların gülüşlerini, annelerin dualarını, kuşların kanat çırpışlarını birer satır gibi aklında tutardı.
Bir gün, rüzgâr ona “Bulutlar yazı yazmaz, yağmur yağdırır,” dediğinde Mavi Bulut gülümsedi: “Ben yağmur yerine umut yağdırmak istiyorum.”
Böylece gökyüzünün ilk defterini yapmaya karar verdi. Gök gürültüsünden kalem, yıldırımlardan mürekkep, gökkuşağından kapak yaptı. Her sayfaya insanların küçük mutluluklarını yazdı: bir çocuğun ilk bisiklet sürüşünü, bir kedinin yeni doğan yavrusunu, bir çiçeğin yağmurla dansını…
Ama bir gün kara bulutlar geldi. Fırtına başlamak üzereydi. Kara Bulut, Mavi Bulut’un defterini görünce kızdı: “Gökyüzü oyun yeri değil! Sen yazmakla vakit kaybediyorsun.”
Mavi Bulut korkmadı. “Bu defter, insanların kalbine umut veriyor. Belki bir gün sen de içindekini okursun.”
Kara Bulut öfkeyle rüzgârları savurdu, defteri paramparça etti. Sayfalar dünyanın dört bir yanına savruldu. Fakat sayfalar yere düşmedi. Her biri bir insan kalbine kondu.
O günden sonra biri gülümsediğinde, biri teşekkür ettiğinde, biri paylaşmayı hatırladığında o sayfalardan birinin ışığı parlıyordu.
Fırtına dinip gökyüzü aydınlandığında, Mavi Bulut artık defteri olmadan ama hikâyeleriyle dolu bir şekilde süzülüyordu. Kara Bulut sessiz kaldı. Çünkü yerde oyun oynayan bir çocuğun gülüşünü duydu — o da Mavi Bulut’un hikâyelerinden birine aitti.
O günden sonra her gök gürlediğinde çocuklar gökyüzüne bakar, “Mavi Bulut yine yazıyor olmalı!” derlerdi.
Bu masaldan öğrendiğimiz ders:
İyilik ve umut, paylaşıldıkça büyür. Kalemimiz ışık, sayfalarımız kalbimizdir — yeter ki içimizdeki Mavi Bulut’u unutmadan yazalım.



