Mutlu Orman’ın Gümüş Işıltılı Yeni Yıl Şarkısı

1. Gümüş Pırıltılı Mutlu Orman
Bir varmış, bir yokmuş. Her yerin pamuk gibi beyaz karla kaplandığı bir yer varmış. Burası Mutlu Orman’mış. Ağaçlar kışın gelmesiyle kristal gibi parlıyormuş. Gökyüzünden lapa lapa kar yağıyormuş. Ama orman hiç de karanlık değilmiş. Ağaç dallarındaki buzlar ay ışığıyla parlıyormuş. Ateş böcekleri renkli ışıklar gibi etrafı aydınlatıyormuş. Orman sanki büyük bir kutlama için süslenmiş gibiymiş. Hava taze ve temiz kokuyormuş.
Ormanın en sevimli sakini minik ayı Pofi’ymiş. Pofi’nin boynunda yumuşacık kırmızı bir atkısı varmış. Pofi heyecanla mağarasından dışarı çıkmış. Etrafına bakıp neşeyle gülümsemiş. “Yaşasın! Yeni yıl geliyor!” diye bağırmış. Pofi’nin sesi karda hafifçe yankılanmış. O akşam en yakın arkadaşlarıyla buluşacakmış. Mavi kulaklıklı Tavşan Zıpzıp onu bekliyormuş. Kırmızı kazaklı Sincap Ceviz de yoldaymış. Gözlüklü Bilge Baykuş ise ağacın dalındaymış.
Pofi, karın üzerinde yavaşça yürümeye başlamış. Adım attıkça kar “hırç hırç” diye ses çıkarıyormuş. Bu ses Pofi’nin çok hoşuna gitmiş. Sanki yerdeki karlar ona bir şeyler anlatıyormuş. Pofi, yol boyunca diğer hayvanların izlerini görmüş. Herkes ormanın ortasındaki dev çam ağacına gidiyormuş. Pofi arkadaşlarına kavuşacağı için çok mutluymuş. Kalbi heyecandan tıp tıp atıyormuş. Kırmızı atkısını düzelterek yürümeye devam etmiş.
2. Dev Çam Ağacı ve Büyük Buluşma
Pofi meydana geldiğinde gözlerine inanamamış. Dev Çam Ağacı harika görünüyormuş. Üzerinde renkli meyveler ve parlayan kozalaklar varmış. Işıldayan kar taneleri dallara konmuş. Sanki ağaç gümüşten bir elbise giymiş gibiymiş. Pofi durup bu güzelliği uzun uzun izlemiş. Diğer arkadaşları da çoktan oraya gelmiş. Hepsi ağacın etrafında sıcacık bir çember oluşturmuş. Kimse üşümüyormuş çünkü dostlukları onları ısıtıyormuş.
Tavşan Zıpzıp uzun kulaklarını sevinçle oynatmış. “Hadi dostlarım,” demiş neşeyle. “Yeni yıl gelmeden önce dileklerimizi söyleyelim.” Herkes sırayla konuşmaya karar vermiş. Orman o an çok sessizleşmiş. Rüzgâr bile esmeyi bırakıp onları dinlemeye başlamış. Yaşlı çam ağacı, dallarını hafifçe sallayarak derin bir nefes alır gibi hışırdamış. Sanki o da arkadaşların ne diyeceğini merak ediyormuş. Pofi, sırasını beklerken gökyüzündeki yıldızları saymaya başlamış.
İlk sözü Tavşan Zıpzıp almış. Zıpzıp, karda zıplayarak konuşmaya başlamış. “Benim dileğim bacaklarımın daha güçlü olması,” demiş. “Böylece ormanın en hızlısı olabilirim. Rüzgârla yarışmak en büyük hayalim.” Zıpzıp ayrıca en tatlı havuçları bulmak istiyormuş. Sincap Ceviz ise elindeki kozalağı sıkıca tutmuş. Ceviz, “Benim yiyeceklerim hiç bitmesin,” demiş. “Karnımız her zaman tok olsun istiyorum.” Ceviz, ağaçlardan atlarken hiç düşmemeyi de dilemiş. Arkadaşları onu gülümseyerek dinlemiş.
3. Kalbin Sesini Dinlemek
Sıra en sonunda minik ayı Pofi’ye gelmiş. Pofi başını kaldırıp lacivert gökyüzüne bakmış. O an ormandaki derin sessizliği fark etmiş. Sadece dışarıyı değil, içini de duymaya çalışmış. Pofi, kendi kendine şöyle düşünmüş: Acaba sadece kendim için mi bir şeyler istemeliyim? Bu düşünce kalbini biraz sızlatmış. Pofi, arkadaşlarının mutlu olmasının kendisini daha çok mutlu ettiğini anlamış. Ormandaki her canlının huzur içinde olmasını istemiş.
Pofi derin bir nefes alıp konuşmaya başlamış. “Benim dileğim bol bol bal yemek,” demiş önce. Arkadaşları bu söze hep beraber gülmüşler. Sonra Pofi’nin yüzü biraz ciddileşmiş. Sesini yumuşatarak devam etmiş: “Ama daha önemlisi, kimsenin üşümemesi.” Pofi, herkesin sıcacık bir yuvası olsun istiyormuş. Herkesin birbirine sarılacak dostları olmasını dilemiş. Pofi konuştukça ormanda ılık bir esinti yayılmış. Sanki sevgi, kar taneleriyle birlikte her yere dağılmış.
Herkes Pofi’nin bu güzel dileğini alkışlamış. Bilge Baykuş gözlüğünü düzeltip kanatlarını açmış. “Huu… Huu…” diyerek söze başlamış. Baykuş, dostluğun ve barışın önemini anlatmış. Ormandaki bu huzurun hiç bitmemesini dilemiş. Yeni oyunlar ve yeni şarkılar hayal etmiş. Hayvanlar, Baykuş’un bilge sözlerini büyük bir dikkatle dinlemişler. O sırada gökyüzünde rengarenk bir yıldız kaymış. Yıldızın peşinden gümüş bir ışık süzülmüş. Herkes dileklerinin duyulduğunu o an anlamış.
4. Yeni Yılın İlk Uykusu
Konuşmalar bitince hayvanların gözleri ağırlaşmış. Yılbaşı heyecanı hepsini biraz yormuş. Bilge Baykuş, “Hadi bakalım dostlar,” demiş. “Yeni yılın sabahına dinç uyanmalıyız. Şimdi güzel bir uyku vakti geldi.” Herkes birbirine iyi geceler dilemiş. Pofi, arkadaşlarına tek tek sarılmış. Zıpzıp yuvasına doğru zıplamış. Ceviz ağacındaki küçük kovuğuna tırmanmış. Baykuş ise en yüksek dala tünemiş. Orman, huzurlu bir sessizliğe bürünmüş.
Pofi yavaş adımlarla mağarasına geri dönmüş. İçerisi kurumuş yapraklar sayesinde sıcacıkmış. Yatağına yattığında dışarıdaki karın sesini dinlemiş. Kar taneleri cama küçük dokunuşlar yapıyormuş. Pofi, kalbinin sesini dinlemeyi öğrendiği için gururluymuş. Başkalarını düşünmenin ne kadar güzel olduğunu hissetmiş. Yeni yılda yapacakları oyunları hayal ederek gözlerini kapamış. Dışarıda kar sessizce yağmaya devam ediyormuş. Bütün orman tatlı bir kış uykusuna dalmış.
Gökten o gece üç özel kar tanesi düşmüş. Biri umut dolu dilekler tutan Zıpzıp’ın patisine konmuş. Biri kalbi sevgiyle dolu olan Pofi’nin burnuna değmiş. Sonuncusu ise en güzel rüyaları gören çocukların yastığına süzülmüş. Mutlu Orman’da hayat hep böyle güzelliklerle devam etmiş. Paylaşılan her dilek, dostluğu daha da güçlendirmiş. Ormandaki her ağaç, her taş bu sevgiyi fısıldamış. Gece, huzurla tüm canlıları uykusunda sarmalamış.
Gümüş ayın altında orman uyur, sevgi kalplerde sessizce büyür.



