Zamanın Renkleri ve Saatin Çarkları

Zamanın görünmez iplerini dokuyan yaşlı bir saatçi, bir gün saatin çarklarının arasına sıkışmış küçük bir kız buldu. Kız, zamanın renklerini görebiliyordu: geçmiş kahverengi, şimdi yeşil, gelecek ise maviydi. Birlikte, zamanın durduğu "Ebediyet Bahçesi"ne yolculuk ederek saati yeniden çalıştırmak zorundaydılar.

Yaşlı saatçi Zamaner, dünyanın zamanını tutan dev bir saatin bekçisiydi. Bir sabah, saatin çarklarının arasında mavi gözleriyle etrafı süzen bir kız gördü. Kız, kendisine “Lara” dedi ve zamanın renklerinden bahsetti. Zamaner şaşırmıştı, çünkü hiç kimse zamanın renklerini göremezdi.

Lara, saatin neden yavaşladığını biliyordu: “Geleceğin mavisi soluyor, çünkü insanlar hayal kurmayı unutuyor,” dedi. Zamaner, bunu düzeltmek için Lara’ya ihtiyaç duyduğunu anladı. Birlikte, zamanın durduğu “Ebediyet Bahçesi”ne gittiler.

Bahçede, her şey hareketsizdi. Kuşlar havada asılı kalmış, nehirler donmuştu. Lara, burada renklerin kaynağını buldu: “Ümit Ağacı”. Ağaç, insanların kaybettiği hayalleriyle besleniyordu, ama artık kurumaya yüz tutmuştu.

Lara, ağacın yapraklarına dokundu ve kendi hayallerini fısıldadı: Uçan gemiler, konuşan hayvanlar, hiç bitmeyen yaz günleri… Yavaş yavaş, ağaç canlandı ve zamanın renkleri geri döndü. Saatin çarkları yeniden dönmeye başladı.

Zamaner, Lara’ya teşekkür etti. Artık biliyordu ki, zamanı yöneten şey sadece çarklar değil, insanların hayalleriydi. Lara ise eve döndüğünde, zamanın renklerini görmeye devam etti, çünkü o artık zamanın gizli bekçilerinden biri olmuştu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Sabırlı Sincap Masalı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu