Gıdıklanan Saat ve Neşeli Vadi’nin Hikâyesi

Mavi Kirpi Tortop ve Düzenli Vadi

Bir varmış, bir yokmuş. Uzaklarda, her şeyin cetvelle çizilmiş gibi göründüğü bir yer varmış. Bu güzel yerin adı Düzenli Vadi’ymiş. Buradaki ağaçlar bile sanki bir sırada bekler gibi yan yana dizili dururmuş. Vadi sakinleri her sabah tam vaktinde uyanır ve işlerine gidermiş.

Bu sakin vadide Tortop adında masmavi bir kirpi yaşarmış. Tortop, diğer kirpilere hiç benzemezmiş. O, top gibi yuvarlanarak gezmeyi çok severmiş. En büyük merakı ise eski eşyaların saklandığı tavan aralarını karıştırmakmış. Çünkü orada her zaman keşfedilecek yeni bir şeyler bulurmuş.

Bir gün Tortop, eski bir evin tavan arasında tozlu bir kutu görmüş. Kutunun içinden mor renkli ve küçük pervanesi olan bir nesne çıkmış. Bu nesne, üzerinde rakamlar yerine meyve resimleri olan garip bir saatmiş. Saatin akrebi ve yelkovanı alışılmışın aksine ters yöne doğru duruyormuş.

Tortop saati eline almış ve üzerindeki gümüş anahtarı yavaşça çevirmiş. Saat birden bire “Kikir kikir!” diye gülmeye başlamış. Meğer bu, herkesin unuttuğu efsanevi Gıdıklanan Saat’miş. Saat güldükçe pervanesi fırıl fırıl dönmüş. Tortop şaşkınlıkla olanları izlerken çevresindeki hava bir anda değişmiş.

Gökyüzünde Yürüyen Çimenler

Birdenbire büyük bir ses duyulmuş. Pervanenin hızıyla birlikte bütün vadi bir anda tersine dönüvermiş. Tortop kafasını kaldırıp yukarı baktığında çok şaşırmış. Çünkü masmavi gökyüzü artık ayaklarının altındaymış. Yemyeşil çimenler ise sanki bir tavan gibi tepesinde duruyormuş.

Ağaçlar köklerini gökyüzüne doğru uzatmış, dallarıyla yeri süpürmeye başlamışlar. Tortop bu duruma çok şaşırmış ve ses çıkarmak istemiş. Ama ağzını açtığında “Miyav!” diye bir ses çıkmış. Kendi kendine, Acaba ben de mi tersine döndüm? diye düşünmüş. Sesinin bir kediye benzemesi onu hem korkutmuş hem de gülümsetmiş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Mavi Çizmeler ve Deniz Dostları

Vadiye çıktığında işlerin daha da komikleştiğini görmüş. Gökyüzünde kuşlar yerine, gümüş pullu balıklar yüzgeçlerini çırparak süzülüyormuş. Nehir kenarına gittiğinde ise daha büyük bir sürprizle karşılaşmış. Balıklar suyun dışında yürürken, vak vak eden ördekler suyun en dibinde gezintiye çıkmışlar.

Tortop bu yeni dünyayı anlamaya çalışırken rüzgârın sesini fark etmiş. Rüzgâr normalde olduğu gibi esmiyor, adeta bir şarkı fısıldıyormuş. Tortop durup rüzgârın ne dediğini anlamak için içsel bir yolculuğa çıkmış. Bu fısıltı ona doğanın her halinin bir uyumu olduğunu söylüyormuş.

Tersine Dönmüş Eğlence ve Zorluklar

Vadi kasabasında her şey altüst olmuş durumdaymış. Pastanenin önünden geçerken Fırıncı Amca’yı görmüş. Fırıncı Amca, dondurmaları fırına koyup ısıtıyor, sıcak çorbaları ise külahların içinde satıyormuş. İnsanlar önce tatlılarını yiyor, en son ana yemeklerini bitiriyorlarmış. Kimse bu durumdan şikayetçi görünmüyormuş.

Hatta bir inek, koca gövdesiyle bir ağacın dalına tünemiş durumdaymış. İnek, yanından geçenlere tıpkı bir küçük kuş gibi “Cik cik cik!” diye ötüyormuş. Yaşlı meşe ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdadı ve dallarını neşeyle salladı. Tortop bu manzara karşısında kahkahalarla gülmekten kendini alamamış.

Tortop bu eğlenceli dünyada biraz vakit geçirmeye karar vermiş. Tersten kaydırağa binmiş, yani aşağıdan yukarıya doğru kaymış. Ancak bir süre sonra karnı acıkmış ve su içmek istemiş. Ama bardağı eline aldığında su havaya doğru yükselmiş. Ayakkabılarını giymeye çalışmış ama ayakkabılar eline, eldivenler ise ayağına geçmiş.

Hayatın bu kadar karışık olması Tortop’un başını döndürmeye başlamış. Her şeyin ters olması başta çok eğlenceli gelse de, düzenin eksikliğini hissetmiş. Eşyaların yerinde olması gerektiğini, karnı acıktığında yemeğine ulaşabilmenin önemini anlamış. Dünyanın birazcık düzenli olması aslında işleri ne kadar da kolaylaştırıyormuş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gökkuşağının Ötesindeki Dünya

Eski Düzenin Tatlı Dönüşü

Tortop hemen tavan arasına geri dönmüş ve Gıdıklanan Saat’i tekrar eline almış. Bu sefer saatin gümüş anahtarı ters yöne, yani sağa doğru çevirmiş. Saat derin bir nefes alarak “Oh be, sonunda yerime geldim!” demiş. Pervane yavaşlamış ve dünyayı sarsan o büyük ses tekrar duyulmuş.

ZUNG! diye bir sesle her şey eski yerine geri gelmiş. Gökyüzü tekrar yukarı çıkmış, çimenler ise yumuşacık bir halı gibi yere serilmiş. İnekler “Möö” diye seslenmiş, Tortop da kendi kirpi sesine kavuşmuş. Ayaklarının tekrar yere sağlam basması ona büyük bir huzur vermiş. Her şey olması gerektiği gibiymiş.

O günden sonra Düzenli Vadi halkı hayatın bazen biraz karışık olmasının güzel olduğunu fark etmiş. Çok sıkıcı ve kurallı olmak yerine, bazen şapkalarını ters takıp gülmeyi öğrenmişler. Yılda bir gün “Ters Dünya Günü” yapmışlar. O gün herkes paçalarını yukarı sıyırıp birbirine komik şakalar yapmış ve neşeyle eğlenmiş.

Tortop ise artık sadece dışarıdaki sesleri değil, kalbinin sesini de dinlemeyi öğrenmiş. Bazen kurallar değişse bile içindeki neşenin hep aynı kaldığını keşfetmiş. Gökten üç elma düşmüş; biri hayal kuranlara, biri cesur kirpilere, biri de düzenin içindeki küçük sürprizleri seven çocuklara. Yıldızlar süzülürken gökyüzünde, huzur dolsun her küçük kalbe.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu