Ay Işığında Uçan Fil

Ormanın derinliklerinde yaşayan Minik adında bir fil vardı. Ama o diğer fillerden çok farklıydı. Geceleri uyumayı değil, gökyüzüne bakmayı severdi. Bir gece, parlayan ay ışığına öyle çok hayran kaldı ki, ona ulaşmanın bir yolunu aramaya başladı…

Minik, büyük kulaklı, kısa kuyruklu, sevimli mi sevimli bir filetti. Diğer filler gibi gündüzleri oyun oynar, akşamları erkenden uyurdu. Ama bir farkı vardı: Minik, geceleri gökyüzüne bakmayı çok severdi. Yıldızların ışıldaması, ayın sarı gülümsemesi onu büyülerdi.

Bir gece, gökyüzüne bakarken içini derin bir özlem kapladı. “Ay orada bir yerlerde parlıyor. Neden ben de oraya gidip onunla konuşamayayım ki?” diye düşündü. Ama elbette filler uçamazdı. Uçamazdı ama… hayal kurabilirlerdi!

Minik, ertesi sabah uyanır uyanmaz, ormanın bilgesi Baykuş Bilge’ye koştu.
“Baykuş Bilge! Ben aya ulaşmak istiyorum. Bana yardım eder misin?” diye sordu heyecanla.
Baykuş Bilge gözlüğünü düzeltti, derin bir nefes aldı:
“Minik, aya ulaşmak kalpten gelen bir istektir. Belki kanatların yok ama hayallerin seni taşıyabilir. Unutma, gerçek mucizeler önce içimizde başlar.”

Bu sözler Minik’in aklını daha da karıştırdı ama umudunu büyüttü. Günlerce düşündü, planlar yaptı. Bir gün, arkadaşları olan sincaplar, kelebekler ve kuşlar ona yardım etmeye karar verdiler. Hep birlikte bir plan yaptılar: Minik’e dev bir uçurtma yapacaklardı!

Haftalar süren çalışmanın ardından rengarenk kumaşlar, ağaç dalları ve dev yapraklarla yapılmış kocaman bir uçurtma hazırdı. Uçurtma, Minik’in sırtına yerleştirildi. Herkes heyecanla bekledi.

Rüzgar yükselince sincaplar halatları bıraktı, kuşlar yukarıdan destek verdi ve… Minik yavaşça havalandı! Önce birkaç metre, sonra daha da yükseldi. Ay ışığıyla dans edercesine gökyüzüne süzüldü.

O gece Minik, ayın yanında uçtu, yıldızlara selam verdi. Gerçekten aya ulaşmamıştı belki ama hayallerinin sınırlarını aşmıştı. Sabah olduğunda usulca yere indi. Arkadaşları sevinçle etrafını sardı.

Minik gülümsedi ve şöyle dedi:
“Hayal kuran bir kalp, en uzak yerlere bile ulaşabilir.”

Ve o günden sonra her gece başka bir çocuk Minik’i gökyüzünde aramaya başladı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Dostluğun Gücü: Minik Serçe ve Koca Fil

Bu masaldan öğrendiğimiz ders:

Hayal kurmak, bizi en yükseğe çıkaran güçtür. Kalbimizle inandığımız sürece, hiçbir şey imkânsız değildir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu