Gümüş Göl’ün Şarkısı ve Küçük Porsuk’un Keşfi

Gümüş Göl’ün Sakin Sabahı

Gümüş Göl, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla parlamaya başlardı. Gölün etrafındaki uzun sazlıklar, hafif rüzgârla sağa sola sallanırdı. Burada yaşayan Porsuk Pofuduk, yuvasından başını uzatıp gökyüzüne baktı. Gökyüzü bugün pamuk şeker gibi yumuşak bulutlarla doluydu.

Pofuduk, gölün kenarına inip taze otların kokusunu içine çekti. Arkadaşı Kaplumbağa Ağırkan, kıyıda güneşin tadını çıkarıyordu. İki dost birbirine gülümseyerek selam verdi. Gölün suyu o kadar berraktı ki içindeki renkli taşlar seçiliyordu.

Kıyıda duran yaşlı çınar ağacı, dallarını göle doğru uzatmıştı. Yaşlı çınar ağacı, bilge bir dede gibi derin bir nefes alarak yapraklarını hışırdattı. Bu hışırtı, ormana huzur veren tatlı bir melodi gibi yayıldı. Pofuduk, bu huzurlu ortamda yeni bir şeyler öğrenmek istiyordu.

Pofuduk, göl kenarındaki boş bir su kabağını gördü. Bu kabağı yuvasına götürüp çiçeklerini koymak için kullanabilirdi. Ancak kabağın sahibi olan ördek, onu geçici olarak oraya bırakmıştı. Pofuduk, bir süre kabağa baktı ve sonra yavaşça yanına yaklaştı.

Beklenmedik Bir Misafir

Pofuduk, su kabağını ödünç almak için ördek arkadaşının yanına gitti. Ördek seve seve kabul etti ve kabağı ona verdi. Pofuduk eve döndüğünde, kabağın içine yanlışlıkla küçük bir ceviz düştü. Ertesi gün kabağı geri götürürken yanına o cevizi de koydu.

Ördek şaşkınlıkla, “Bu ceviz de nereden çıktı?” diye sordu. Pofuduk gülümseyerek, “Senin su kabağın dün gece bir ceviz doğurdu!” dedi. Ördek bu duruma çok şaşırdı ama bedava bir cevizi olduğu için sevindi. Pofuduk’a teşekkür ederek cevizi hemen afiyetle yedi.

Aradan birkaç gün geçince Pofuduk, su kabağını tekrar ödünç istedi. Ördek, belki yine bir ödül alır diye kabağı hemen ona verdi. Pofuduk kabağı aldı ve yuvasına doğru neşeyle yürümeye başladı. Kendi kendine, Bakalım şimdi ne olacak? diye düşündü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Nehir Kıyısında Cesaret ve Dostluk Şarkısı

Pofuduk, gölün sesini dinleyerek ilerlerken doğanın dengesini düşünüyordu. Rüzgâr kulaklarına bir şeyler fısıldıyor gibiydi. Küçük porsuk, sadece kulaklarıyla değil, kalbiyle de etrafını dinlemeye başladı. Ormandaki her sesin bir anlamı ve bir sırası vardı.

Doğanın Sessiz Dersi

Bir hafta sonra Pofuduk, ördeğin yanına boş ellerle gitti. Ördek merakla, “Pofuduk, benim güzel su kabağım nerede?” diye sordu. Pofuduk başını öne eğerek, “Çok üzgünüm dostum, senin kabağın öldü,” dedi. Ördek bir an duraksadı ve kanatlarını hızla çırptı.

“Saçmalama Pofuduk!” dedi ördek, “Bir su kabağı hiç ölür mü?” Pofuduk sakince göle baktı ve arkadaşına gülümsedi. “Sevgili dostum, onun ceviz doğurduğuna inanmıştın,” dedi yumuşak bir sesle. “Doğuran bir şeyin vakti gelince gideceğine de inanmalısın.”

Ördek bir süre sessiz kaldı ve göldeki yansımasına baktı. Pofuduk’un ne demek istediğini yavaş yavaş anlamaya başlıyordu. Sadece işimize gelen şeylere inanmak, gerçeği görmemizi engelleyebilirdi. Ördek, bedava ceviz alırken gerçeği hiç sorgulamadığını fark etti.

Pofuduk, sakladığı su kabağını sazlıkların arasından çıkarıp arkadaşına uzattı. Bu sadece küçük bir şakaydı ama büyük bir gerçeği fısıldıyordu. Gölün yüzeyindeki minik dalgaları dinlemek, bazen en büyük bilgelerin konuşmasını dinlemekten daha öğreticiydi. İçsel bir sessizlikle gerçeği duymak lazımdı.

Gümüş Göl’de Adalet

Ördek, su kabağını geri aldığı için çok mutlu olmuştu. Pofuduk’a sarıldı ve dürüstlüğün ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladı. Artık bir şeyi kabul ederken, onun doğasına uygun olup olmadığını düşünecekti. İki dost, göl kenarında yan yana oturup batan güneşi izlediler.

Güneş, gökyüzünü turuncuya boyarken ormandaki diğer hayvanlar da toplandı. Herkes bu küçük hikâyeyi birbirine anlatmaya başladı. Artık kimse kimseyi yanıltmak istemiyor, herkes birbirine karşı açık oluyordu. Gümüş Göl, her zamankinden daha parlak ve daha berrak görünüyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gümüş Kanatlı Dostluk ve Ormanın Kalbi

Pofuduk yuvasına dönerken kendini çok huzurlu hissediyordu. Kalbinin sesini dinlemek ona doğru yolu göstermişti. Doğruluk, tıpkı gölün suyu gibi paylaştıkça çevresini güzelleştiriyordu. Orman, ay ışığı altında huzurlu bir uykuya daldı.

Masalımız burada biterken, yıldızlar gökyüzünden çocuklara göz kırptı. Doğruluk her zaman kazanır, sevgi tüm kalpleri iyilikle sarıp sarmalar. Gökyüzü bir masal kitabı gibi açılır, dürüst kalplerde hep umut ışığı çakar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu