Gümüş Kuyruk ve Ormanın Derin Fısıltısı

Gümüş Bir Sabah ve Sessiz Orman

Güneş, dev meşe ağaçlarının arasından süzülerek ormanı uyandırdı. Küçük sincap Gümüş Kuyruk, yumuşak yosunlarla kaplı yuvasında gerindi. Bugün ormanda her zamankinden farklı bir huzur vardı.

Gümüş Kuyruk, parlak tüylerini dikkatlice düzeltti. Karnı acıkmıştı ama acele etmiyordu. Penceresinden dışarı bakıp gökyüzünün rengini izledi. Gökyüzü, taze bir elma gibi pırıl pırıldı.

Kendi kendine, “Bugün fındık toplamak için harika bir gün,” diye düşündü. Minik pençeleriyle meşenin gövdesine tutunarak aşağıya doğru süzüldü. Yerler sarı ve turuncu yapraklarla süslenmişti.

Yaşlı meşe ağacı, hafif bir rüzgârla derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Gümüş Kuyruk bu sesi çok severdi. Sanki ağaç ona günaydın diyordu. Orman onun en güvenli eviydi.

Çalıların Arasındaki Gizli Ses

Gümüş Kuyruk, en sevdiği fındık ağacına doğru ilerliyordu. Birden kulaklarını dikti ve olduğu yerde durdu. Yaprakların arasından çok hafif bir çıtırtı geliyordu. Bu bir rüzgâr sesi değildi.

Sessizce bekledi ve etrafı dinlemeye başladı. Dinlemek, sadece kulaklarla yapılan bir iş değildi. Gümüş Kuyruk, bazen ormanın kalbini duymak için nefesini bile tutardı. Şimdi de öyle yaptı.

Çalıların arkasında minik bir kıpırtı fark etti. Oraya yaklaştığında beyaz bir tavşan gördü. Tavşancık bir taşın üzerine oturmuş, patisine bakıyordu. Canı biraz yanmış gibi görünüyordu.

Gümüş Kuyruk yavaşça yanına gitti ve gülümsedi. Tavşancık önce biraz şaşırdı ama sincabın sıcak bakışlarını görünce rahatladı. Aralarında sessiz ama çok güçlü bir bağ kurulmuştu.

Birlikte Aşılmayan Engel Yoktur

Tavşancığın adı Pamuk’tu ve yuvasına dönmek istiyordu. Ancak patisi taşa çarptığı için hızlı yürüyemiyordu. Gümüş Kuyruk hemen bir çözüm düşünmeye başladı. Arkadaşlık, birinin adımına eşlik etmekti.

Gümüş Kuyruk, Pamuk’un koluna girerek ona destek oldu. Beraber yavaş adımlarla yürümeye başladılar. Yol boyunca birbirlerine sevdikleri ağaçları anlattılar. Dünya paylaştıkça daha güzel görünüyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Küçük Ayşe ve Mavi Balonun Macerası

Yolda rastladıkları Bilge Karga onlara gökyüzünden selam verdi. Kanatlarını yavaşça çırparak yollarını aydınlattı. Üçü birlikte, yardımlaşmanın verdiği mutlulukla ilerlediler. Yorulmak bile onlara eğlenceli geliyordu.

Pamuk’un yuvasına vardıklarında güneş hâlâ tepedeydi. Pamuk’un ailesi Gümüş Kuyruk’u büyük bir neşeyle karşıladı. Onu içeri davet edip en taze havuçlarını ikram ettiler. Paylaşmak kalpleri ısıtıyordu.

Kalbin Yankısı ve Büyük Huzur

O akşam Gümüş Kuyruk kendi yuvasına döndüğünde çok mutluydu. Artık ormanda kendini hiç yalnız hissetmiyordu. Çünkü her ağacın arkasında bir dostu olduğunu biliyordu. Bu düşünce onu gülümsetti.

Gece olup yıldızlar gökyüzünde belirdiğinde dışarıyı dinledi. Ormanın sessizliği ona en güzel masalı anlatıyordu. Kendi kalbinin ritmiyle ormanın uğultusu birleşmişti. İçindeki boşluk sevgiyle dolmuştu.

Ertesi gün uyandığında ilk işi arkadaşına gitmek oldu. Yanına en büyük ve en lezzetli cevizlerini aldı. Çünkü elindekini bölüşmek, mutluluğu ikiye katlamak demekti. Orman artık daha canlıydı.

Gümüş Kuyruk gözlerini yumdu ve esen rüzgârı selamladı. Arkadaşlık, sessiz bir ormanda birbirinin sesini kalbiyle duymaktı. Ay ışığı ağaçların arasından süzülürken, tüm dünya derin bir uykuya daldı.

Gökten düşen yıldızlar, sevgiyle çarpan her minik kalbe huzurlu birer uyku fısıldasın.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu