Keloğlan ve Sihirli Yüzük Masalı

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken… Uzak diyarların birinde, yaşlı annesiyle birlikte yaşayan, kalbi temiz ama cebi boş bir Keloğlan varmış. Keloğlan her gün ormana gider, topladığı çalı çırpıyı pazarda satıp üç beş kuruşla evine dönermiş.

Günlerden bir gün, Keloğlan yine odunlarını satmış, tam eve dönecekken meydanda bir tellalın bağırdığını duymuş. Tellalın elinde işlemeli, kapalı bir kutu varmış:
“Bir alan pişman, bir almayan pişman! Bu kutunun içinde ne olduğunu kimse bilmez, ama alanın kaderi değişir!” diye bağırıyormuş.

Keloğlan durmuş, düşünmüş: “Zaten bir şeyimiz yok, şu kazandığım son parayı da buna vereyim, belki annemle yüzümüz güler,” demiş. Parayı tellala uzatıp kutuyu almış ve heyecanla eve koşmuş. Annesi kapıda onu bekliyormuş:
“Keloğlan, oğlum! Ekmek getirdin mi? Karnımız çok aç,” demiş.
Keloğlan mahcup bir şekilde kutuyu göstermiş: “Anneciğim, bugün ekmek yerine bu gizemli kutuyu aldım,” demiş. Annesi önce biraz üzülmüş ama oğlunun temiz kalbine güvenip kutuyu odanın başköşesine, tereğe koymuş.

Kutudaki Gizem ve Yılanlar Padişahı

Aradan günler geçmiş, kutu orada öylece durmuş. Bir akşam vakti, kutu aniden raftan “pat” diye yere düşmüş ve kapağı açılmış. İçinden parıl parıl parlayan, pulları altın gibi ışıldayan minicik bir yılan yavrusu çıkmış. Keloğlan’ın annesi korkudan kapıya koşmuş ama Keloğlan yılanın gözlerindeki dostluğu görmüş.

Yılan yavrusu birden dile gelmiş:
“Ey iyi kalpli Keloğlan! Korkma benden. Ben aslında Yılanlar Padişahı’nın oğluyum. Eğer beni babama, yılanlar vadisine sağ salim götürürsen, babam sana dünyalara bedel bir ödül verecektir,” demiş.

Keloğlan yılanı bir mendilin içine sarmış ve yola koyulmuş. Az gitmişler, uz gitmişler; dere tepe düz gitmişler. Sonunda öyle bir vadiye gelmişler ki, her taşın altından, her ağacın dalından binlerce yılan çıkıyormuş. Yılanlar Keloğlan’ı görünce önce tıslamışlar ama mendilin içindeki şehzadeyi görünce hepsi saygıyla eğilmişler.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ay Işığında Macera Masalı

Yavru yılan, Keloğlan’ın kulağına fısıldamış:
“Babam sana ‘Dile benden ne dilersen’ dediğinde sakın altın veya elmas isteme. Sadece dilinin altındaki o küçük, sade yüzüğü iste. O yüzük, her kapıyı açan, her dileği gerçekleştiren sihirli yüzüktür.”

Padişahın huzuruna çıkmışlar. Yılanlar Padişahı oğluna kavuştuğu için öyle sevinmiş ki, Keloğlan’a:
“Dile benden ne dilersen yiğit genç! İstersen saraylar, istersen hazineler vereyim,” demiş.
Keloğlan nazikçe: “Sultanım, ben sadece dilinizin altındaki o yüzüğü isterim,” demiş. Padişah önce duraksamış ama sözünden dönmemiş ve yüzüğü Keloğlan’a vermiş.

Sihirli Yüzük ve Görkemli Saray

Keloğlan eve dönerken yolda yüzüğü parmağında çevirip hafifçe yalayınca, bir anda karşısında dev gibi iki hizmetkâr belirmiş:
“Emret efendimiz! İste dünyayı yakalım, iste saraylar kuralım!” demişler.
Keloğlan: “Ne yakın, ne yıkın! Beni hemen annemin yanına götürün,” demiş. Bir anda evine varmış.

Keloğlan, padişahın güzel kızına sevdalıymış. Annesini dünürcü göndermiş. Padişah, Keloğlan’ı küçümseyerek:
“Kızımı veririm ama bir şartım var! Benim sarayımdan üç kat daha yüksek, pencereleri elmastan, kapıları altından bir saray yaptıracaksın. Hem de bir gecede!” demiş.

Keloğlan o gece yüzüğü yalamış, hizmetkârları çağırmış. Sabah güneş doğduğunda, padişahın sarayının tam karşısında, gökyüzüne uzanan muhteşem bir saray yükseliyormuş. Padişah bakmış ki bu gençte bir keramet var, kızını Keloğlan’a vermiş. Kırk gün kırk gece düğün yapılmış.

İhanet ve Sadık Dostların Yardımı

Ancak sarayda çalışan kurnaz bir köle, Keloğlan’ın bu gücünün nereden geldiğini merak ediyormuş. Keloğlan ise her gün sadık tazısı ve akıllı kedisi ile ormanlarda gezermiş. Köle, prensesi kandırıp Keloğlan’ın sırrını öğrenmiş. Bir gece Keloğlan uyurken sihirli yüzük çalınmış.

Köle yüzüğü yalar yalamaz hizmetkârlara emretmiş:
“Sarayla birlikte bizi denizin ortasındaki ıssız bir kuleye götürün! Keloğlan’ı da eski, yıkık kulübesine bırakın!”
Bir anda her şey değişmiş. Keloğlan uyanmış ki ne saray var, ne eşi, ne de yüzük…

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Zippy'nin Tılsımlı Macerası

Keloğlan çok üzülmüş ama sadık dostları tazı ve kedi hemen yanına gelmişler.
“Üzülme Keloğlan! Sen bize hep iyi baktın, şimdi sıra bizde,” demişler.
Tazı kediyi sırtına almış, denizi yüzerek geçmişler ve kuleye varmışlar. Kedi gizlice içeri sızmış. Saraydaki farelerin yardımıyla yüzüğün kölenin ağzında saklı olduğunu öğrenmişler. Fareler kölenin burnuna kuyruklarını sokup onu hapşırtınca, yüzük ağzından fırlamış. Kedi yüzüğü kaptığı gibi dışarı kaçmış.

Dönüş yolunda tazı: “Yüzüğü ben taşıyacağım!” diye tutturmuş. Kedi mecburen vermiş. Ama tam kıyıya yaklaşırken tazı bir balık görüp heyecanla havlayınca, yüzük denize düşmüş! O sırada dev bir balık yüzüğü yutuvermiş.

İki dost pes etmemiş. Kıyıdaki balıkçıları izlemişler. Balıkçılar ağlarını çekince, içinden o dev balık çıkmış. Kedi balığı kaptığı gibi Keloğlan’a götürmüş. Balığın karnı açılınca sihirli yüzük yeniden Keloğlan’ın eline geçmiş.

Adaletin Yerini Bulması

Keloğlan yüzüğü parmağına takıp hemen emretmiş:
“Sarayımı ve eşimi eski yerine getirin, kötülük yapanları da uzak diyarlara gönderin!”
Bir anda her şey eski huzuruna kavuşmuş. Padişah gerçeği öğrenince Keloğlan’dan özür dilemiş. Keloğlan, annesi, eşi ve sadık dostları tazı ile kedi ömür boyu mutluluk içinde yaşamışlar.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…

Eğer bu masalları sevdiyseniz, çocuklarınızın hayal dünyasını zenginleştirecek ve huzurla uykuya dalmalarını sağlayacak diğer hikayelerimize de göz atabilirsiniz:
🎨 Renk Avcısı ve Solan Dünya: https://masalist.com/renk-avcisi-ve-solan-dunya/
🌙 Ayışığının Sırları: https://masalist.com/ayisiginin-sirlari/
🎵 Ormanda Kayıp Nota: https://masalist.com/ormanda-kayip-nota/
🧚 Uyku Perisi ve Küçük Yıldız: https://masalist.com/uyku-perisi-ve-kucuk-yildiz/
🌈 Rüya Ülkesi’ne Yolculuk: https://masalist.com/ruya-ulkesi/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu