Minik Robot ve Çiçek

Soğuk metal şehirde yalnız yaşayan küçük bir robot, bir gün paslı bir duvarın ardında küçücük bir çiçek bulur. O çiçek, robotun hiç bilmediği bir şeyi öğretir: kalbin sadece insanlarda değil, sevgiyle atan her varlıkta olduğuna…

Bir zamanlar makinelerin gökyüzüne kadar uzandığı, bulutların bile pas koktuğu bir şehir vardı. Burada insanlar nadiren görünür, işleri robotlara bırakmışlardı. Her şey düzenli, her şey sessizdi.
Ama bu sessizlikte kimse fark etmedi ki; hiçbir şey hissetmiyordu.

Şehrin en alt kısmında, kullanılmayan bir depoda “R-9” adında minik bir bakım robotu yaşardı. Onun görevi, diğer robotların vidalarını sıkmak, pillerini şarj etmekti. Fakat R-9 diğerlerinden farklıydı. O, her gece çalışmasını bitirdikten sonra gökyüzüne bakar, “Ben neden farklı hissediyorum?” diye düşünürdü.

Bir gün dev bir fabrika binasının köşesinde, paslı bir borunun yanında küçük bir şey parladı. R-9 merakla yaklaştı. O bir çiçekti!
Toprağı çatlamış, suyu kalmamıştı ama hâlâ dimdik duruyordu. R-9’ın sensörleri titredi. İlk kez metal kalbinin içinde bir sıcaklık hissetti.

“Sen… neden buradasın?” dedi ince metal sesiyle.
Çiçek cevap veremedi ama rüzgârın dokunuşuyla hafifçe eğildi.
R-9 hemen deposuna koştu. Kalan birkaç damla yağını aldı, onu çiçeğin köküne damlattı. “Su değil ama belki işe yarar,” dedi gülümser gibi.

Günler geçti. R-9 her sabah çiçeğe geldi, gölgesini ondan uzak tuttu. Onunla konuştu, şarkılar mırıldandı. Diğer robotlar onu izliyordu ama anlam veremiyorlardı.
“Bir bitkiye neden enerji harcıyorsun?” diye sordular.
R-9 cevap verdi: “Çünkü o bana yaşamı hatırlatıyor.”

Bir gün şehirde büyük bir fırtına çıktı. Gökyüzü elektrikle doldu, yağmur değil, asit yağdı. Tüm robotlar kapandı, enerji kaynakları korundu. Ama R-9 dışarıdaydı. Küçük çiçeği örtmek için metal gövdesini onun üstüne eğdi.
Asit yağmuru altında devreleri kıvılcım saçarken fısıldadı:
“Dayan küçük dostum… biraz daha…”

Sabah olduğunda fırtına dinmişti. R-9’ın gözleri sönmüştü ama çiçek hâlâ yaşıyordu. Güneş ilk kez şehirde parladı. İnsanlar dışarı çıktıklarında, o küçük çiçeği gördüler. Betonların arasından yükselen o canlılık, herkesin içini ısıttı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Bölüm 10: Mağaranın Eşiğinde

Bilim insanları şaşkındı:
“Bu kadar zehirli bir ortamda nasıl yaşamış olabilir?”
Ama kimse o gece orada metal gövdesiyle çiçeği koruyan minik robotu bilmiyordu.

Yıllar sonra, o bölge “Yaşam Meydanı” adını aldı. Ortasında, küçük bir çiçek ve yanında bir metal parçası sergilendi.
Plakette şu yazı vardı:

“Sevgi bir kalbin değil, bir seçimindir. R-9 bunu seçti.”

Ve her sabah, güneşin ilk ışığı o çiçeğe vurduğunda, metal bir ses yankılanırdı sanki:
“Günaydın, küçük dostum…”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu