Bölüm 15: Şelalenin Ardındaki Sır

Su Perdesi
Şelale, yakından daha da etkileyiciydi. Su, kayalardan döküldüğünde tuhaf bir melodi çıkarıyordu;
sanki şelale şarkı söylüyordu. Pofuduk Ayı, suyun arkasındaki kayalıkları inceledi. “Pırpır haklıydı,” dedi.
“Arkada bir oyuk görüyorum.”
Pırpır-Kuyruk, hızla kayalara tırmandı. “Evet!” diye bağırdı yukarıdan. “Bir giriş var! Ama su çok güçlü,
doğrudan geçemeyiz!” Gezgin-Gaga Turna, şelalenin etrafında uçarak bir yol aradı. “Solda kayalar
var,” dedi Turna. “Onların üzerinden atlayarak suyu geçebiliriz.”
12
Utangaç-Diken Kirpi, suya baktı. Yükseklik onu korkutuyordu ama arkadaşlarının yanında cesur olmayı
öğrenmişti. “Ben atlayabilirim,” dedi Kirpi, sesi kararlı. “Önce ben deneyeyim.”
Geçiş
Kirpi, ilk kayanın üzerine zıpladı. Ayakları kaydı ama dikenlerini kullanarak dengesini sağladı. İkinci
kayaya, sonra üçüncüye… Her adımda özgüveni arttı. Şelalenin arkasındaki platformun kenarına
ulaştığında, arkasına döndü ve gülümsedi. “Gelebilirsiniz!” diye bağırdı suyun gürültüsünü bastırarak.
Pofuduk Ayı, güçlü bacaklarıyla kayaları kolayca geçti. Pırpır zaten çoktan oradaydı; ağaçtan ağaca zı
plamak ona her şeyi öğretmişti. Gezgin-Gaga Turna uçarak katıldı onlara. Dördü, şelalenin arkasındaki
karanlık girişin önünde durdular.
“İçeri girelim mi?” diye sordu Pırpır, kuyruğu heyecanla titreyerek. Kirpi, sırtındaki bir meyveyi çıkardı
ve mağaranın girişini aydınlattı. İçeride, taştan yapılmış eski bir sunak ve duvarlardaki semboller
göründü.
Mağaranın Sırrı
Mağara küçük ama etkileyiciydi. Duvarlar, müzik notalarıyla kaplıydı; tıpkı Nota Kayası gibi ama bu
notalar farklıydı. Daha hüzünlü, daha derin bir melodiyi anlatıyorlardı. Ortadaki sunakta, küçük bir
kristal duruyordu; ikinci nota kristali.
Pofuduk Ayı, kristale yaklaştığında duvarlar titremeye başladı. Notalar hareket etti ve mağara bir müzik
kutusuna dönüştü. Melodi, Şarkı Ağacı’nın şarkısının devamıydı; şarkının ikinci bölümü. Utangaç-Diken
Kirpi, melodiyi ezberlemeye çalıştı; anneannesinin öğrettiği şarkı büyüyordu.
“Bu kısım hüzünlü,” dedi Kirpi yavaşça. “Ama umutlu da. Sanki bir kayıptan sonra yeniden başlamayı
anlatıyor.” Gezgin-Gaga Turna, notaları parşömene kopyalarken aynı duyguyu hissetti. Şarkı, ormanın
hikâyesiydi; mutlulukları ve acılarıyla.
İkinci Kristal
Pofuduk Ayı, kristali sunaktan aldı. Sıcaktı ve ilk kristalle aynı titreşimi yayıyordu. İki kristali yan yana
tuttuğunda, aralarında bir ışık köprüsü oluştu. “Birbirlerini tanıyorlar,” dedi Pofuduk Ayı. “Şarkının
parçaları birleşmek istiyor.”
Mağaradan çıkarken, şelale onlara farklı bir melodi söyledi; sanki veda ediyordu. Pırpır-Kuyruk, kulak
larını dikti: “Şelale, üçüncü notanın yerini söylüyor,” dedi heyecanla. “Rüzgâr Tepesi’nde, ağaçların
dans ettiği yerde.”
Dört arkadaş, şelalenin önünde durdu. Güneş batıyordu ve su, altın rengine bürünmüştü. “Yarın Rüzgâr
Tepesi’ne gideceğiz,” dedi Pofuduk Ayı. “Ama bu gece burada kalabiliriz. Şelale bizi koruyor.” Suyun
melodisi, onlara bir ninni söyledi ve geceyi huzurla geçirdiler.
Yıldızlar parladı. Orman nefes aldı. Pofuduk Ayı gülümsedi

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kırmızı Şalın Sıcak Fısıltısı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu