Pırıltı ve Sahnenin Kalbi

Güneşin İlk Işıkları ve Heyecanlı Bir Sabah

Sabah güneşi, Defne’nin odasının duvarlarına limon sarısı bir ışık bıraktı. Perdeler hafifçe kıpırdıyor, sanki rüzgâr bugün güzel bir gün demek için uğruyordu. Defne yatağından kalktı, esnedi ve ayak parmaklarını tek tek oynattı. Parmaklarıyla görünmez bir piyano çalıyor gibiydi.

Kapı aralandı ve annesi içeri girdi. Elinde küçük bir tabak vardı. Üstünde minik bir tost ve bir avuç çilek duruyordu. Annesi gülümseyerek yatağın kenarına oturdu. Defne’nin saçlarını usulca düzeltti ve ona sevgiyle baktı.

Günaydın Defne. Bugün büyük gün, değil mi?

Defne çileklere bakıp gülümsedi ama içinde tatlı bir kıpırtı vardı. Karnında sanki küçük kanatlar çırpınıyordu. Bu his hem güzel hem de biraz şaşırtıcıydı. Kendi kendine, acaba herkes böyle hisseder mi? diye düşündü.

Günaydın anne. Evet, büyük gün. Ama karnımda kelebekler uçuyor.


Müzik Kutusundan Gelen Beklenmedik Misafir

Annesi Defne’nin elini tuttu. Kelebekler iyidir, dedi. Onlar kalbinin heyecanla şarkı söylediğini gösterir. Defne derin bir nefes aldı ve omuzları biraz gevşedi. Sahnede sadece gülümsemek ve herkesin içini ısıtmak istiyordu.

Annesi mutfağa gidince Defne dolabını açtı. Pembe tütüsünü çıkardı. Tütü pofuduk bir bulut gibi yumuşacıktı. Bale ayakkabılarını yan yana dizdi. Aynada kendine bakınca gözleri parladı. O sırada odanın köşesindeki eski müzik kutusu “tıng” diye bir ses çıkardı.

Kapağı usulca aralandı. İçindeki minik balerin figürü bu kez sadece dönmedi. Sanki Defne’ye bakıp gülümsedi. Sonra kutudan dışarı çıktı. Bir avuç içi kadar boyu vardı. Pembe kurdeleli saçları ve pırıl pırıl gözleri vardı.

Defne şaşkınlıkla fısıldadı. Sen gerçek misin, diye sordu. Minik balerin zarifçe eğilerek selam verdi. Benim adım Pırıltı, dedi. Ben dans etmeyi seven çocukların müzik kutularında yaşarım. Bugün senin için buradayım.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Üç Küçük Sincap ve Neşeli Notaların Yolculuğu

İç Sahnenin Gizemli Dünyası

Pırıltı iki parmağını şıklattı. Bir anda odanın havası değişti. Yerler bal rengi bir ahşapla kaplandı. Tavanda minik yıldızlar asılı duruyordu. Burası İç Sahne, dedi Pırıltı. Her dansçının içinde bulunan ve sadece neşeyle aydınlanan yerdir.

Yaşlı meşe ağacı pencerenin önünde derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Dalları sanki tempoya eşlik ediyordu. Pırıltı, Defne’nin bileğine minik pembe bir bileklik taktı. Bu bir hatırlatıcı, dedi. Bileğine dokunduğunda yüzüne güneş doğacak ve korkuların uçup gidecek.

Pırıltı, müziği sadece kulaklarınla değil, kalbinle duymalısın diyerek gülümsedi. Defne gözlerini kapattı. O an sessizliğin içindeki ritmi fark etti. Müzik kutusunun melodisi sanki ona bir şeyler fısıldıyordu. Bu, güven veren ve yol gösteren bir fısıltıydı.

Defne ve Pırıltı birlikte dans etmeye başladı. Her adımda yerden minik ışık tozları yükseliyordu. Defne adımları karıştırmaktan korkmuyordu artık. Çünkü önemli olanın kusursuzluk değil, paylaşılan duygu olduğunu hissetti. Sahne onun en yakın arkadaşı olmuştu.


Büyük Gösteri ve Parlayan Yıldızlar

Akşam olduğunda kültür merkezinin kulisi tül hışırtılarıyla doluydu. Defne arkadaşı Nisan’ın elini tuttu. İkisinin de gözleri heyecanla parlıyordu. Sahneye çıktıklarında ışıklar üzerlerine bir battaniye gibi serildi. Defne hemen bilekliğine dokundu ve içindeki güneşi hissetti.

Müzik başladığında Defne her notayı içinde duydu. Rüzgârın bir çiçeği sallaması gibi nazikçe hareket etti. Bir ara Nisan küçük bir adımı erken attı. Ama Defne ona gülümseyince ikisi de uyumla devam etti. Salon bittiğinde büyük bir alkışla yankılandı.

Gösteri bittikten sonra Defne eve döndü. Çok mutluydu ve yorgundu. Müzik kutusunun yanına gidip kapağını okşadı. Pırıltı artık figür yerine dönmüştü ama gülümsemesi hâlâ oradaydı. Defne bugün çok değerli bir şey öğrenmişti.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kız Kardeşlerin Köpek Arkadaşları

Balerin olmak sadece adım atmak değildi. Gerçek dans, kalbindeki sevgiyi dışarıya yansıtmaktı. Defne yatağına uzandı ve gökyüzündeki yıldızlara baktı. Artık uykusu gelmişti ama huzurluydu. İçindeki o güzel melodi ona eşlik etmeye devam ediyordu.

Ay dede pencereye yaslanıp gülümsedi ve dünya tatlı bir uykuya daldı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu