Türk Masalları
Türk masalları kategorimizde, geçmişten günümüze miras kalan, köklü kültürümüzün eşsiz hikayelerini keşfe çıkın. Her biri geleneksel değerlerimizi ve halkımızın zengin hayal gücünü yansıtan bu masallar, büyülü dünyalara açılan kapılar sunuyor. Kültürümüzün izlerini taşıyan Türk masalları, çocuklara hem öğretici hem de eğlenceli bir okuma deneyimi vadediyor.
-

Konuşan Rüzgar ve Kayıp Şarkı
Maya, rüzgarla konuşabilme yeteneğiyle doğmuştu. Bir gün, rüzgar ona kaybolan bir şarkıdan bahsetti. Bu şarkı, doğanın dengesini koruyordu ama unutulmuştu. Maya, şarkıyı bulmak ve doğayı kurtarmak için sihirli bir yolculuğa çıkacaktı. Masal İçeriği: Maya, diğer çocuklardan farklıydı. Rüzgarın dilini anlayabiliyor, onunla sohbet edebiliyordu. Bir sonbahar günü, penceresinden içeri giren rüzgar ona hüzünlü bir hikaye anlattı: “Bir zamanlar doğayı koruyan sihirli…
Devamını Oku » -

Keloğlan ile Değirmenin Sırrı
Keloğlan’ın köyünde, derenin kenarındaki eski değirmen yıllardır terk edilmiş duruyormuş. Bir gece Keloğlan rüyasında, değirmenin perisini görmüş. Peri, “Eğer değirmeni çalıştırırsan, köyün kaderi değişecek,” demiş. “Ama önce üç imtihanı geçmelisin.” Ertesi sabah Keloğlan, değirmene gitmiş. Kapıda ilk imtihan yazıyormuş: “En sabırlı olan girebilir.” Keloğlan, kapının önünde tam yedi gün beklemiş. Sekizinci gün kapı kendiliğinden açılmış. İçeri girdiğinde ikinci imtihanla karşılaşmış:…
Devamını Oku » -

Keloğlan ile Konuşan Ayna
Keloğlan, ormanda mantar toplarken, bir ağacın dibinde ışıldayan bir ayna görmüş. Aynayı eline alır almaz, ayna konuşmaya başlamış: “Sonunda beni buldun, akıllı Keloğlan!” Keloğlan önce çok korkmuş, ama aynanın dostane sesi onu rahatlatmış. Ayna, kendisinin Bilge Ayna olduğunu ve padişahın kayıp kızını bulmak için ona yardım edeceğini söylemiş. “Fakat dikkat et,” diye uyarmış ayna, “yolculuğumuzda birçok engel var. Ben sadece…
Devamını Oku » -

Işığın Terzisi ve Gölge Kumaşı
Lumen’in atölyesi, gün doğumundan gün batımına kadar rengarenk ışıklarla dolardı. O, bu ışıkları görünmez bir tezgâhta dokur, onlardan pelerinler, elbiseler ve hatta eldivenler yapardı. Bir gün, güneş ışığından dokuduğu bir şapkayı giyen utangaç bir çocuk, sınıfta şiir okumak için ilk kez parmak kaldırmıştı. Bir akşam, atölyesine, üzerinde toz ve karanlık kokusu olan, soluk benizli bir kadın geldi. Kendisini Derin Diyar’dan…
Devamını Oku » -

Yankı Avcısı ve Sessizlik Kuyrukluyıldızı
Kira’nın köyü, Yankılı Dağlar’ın eteklerine kuruluydu. Burada söylenen her söz, dağlardan yankılanarak geri dönerdi. Kira ise bu yankıları toplayıp saklama konusunda eşsiz bir yeteneğe sahipti. Bir şarkıyı yıllar sonra aynı tazeliğiyle geri verebilir, unutulmuş bir itirafı en doğru kulağa fısıldayabilirdi. Ona “Yankı Avcısı” derlerdi. Ta ki, gümüş kuyruklu bir yıldız gece göğünü yırtıp geçene kadar. Bu, Sessizlik Kuyrukluyıldızı’ydı. Geçtiği her…
Devamını Oku » -

Gece Bahçıvanı ve Gümüş Tohumlar
Luna, geceleri uyuyamayan bir çocuktu. Karanlık, odasının köşelerinde saklanan canavarlarla doluydu. Bir gece, penceresinden dışarı baktığında, uzaktaki tepede garip bir ışık gördü. Merakla, pijamaları ve terlikleriyle sessizce evden süzüldü ve ışığa doğru yürüdü. Tepede, inanılmaz bir manzarayla karşılaştı. Ay ışığıyla aydınlanan bir bahçede, gümüş yapraklı, parlayan çiçekler, fosforlu mantarlar ve yıldız şeklinde açan tomurcuklar vardı. Bahçenin ortasında, uzun boylu, sırtında…
Devamını Oku » -

Bulutları Düğümleyen Çocuk
Rüzgarlı Vadi, adına yakışır bir şekilde, sürekli esen güçlü rüzgarlarıyla ünlü bir yerdi. Küçük Ali, bu rüzgarları hem seviyor hem de onlardan şikayet ediyordu. En sevdiği şarkıyı söylerken sözleri dağılıyor, en güzel uçurtması gökyüzünde sadece bir saniye durup paramparça oluyordu. Bir gün, büyükannesine dert yandı. “Nine, bu rüzgar hiç susmuyor!” Büyükannesi gülümsedi. “Oğlum, rüzgar susmaz, sadece dinlenir. Ve biz onunla…
Devamını Oku » -

Yedi Dağın Ardındaki Köy
Bir zamanlar, yedi dağın ardında, adını kimsenin bilmediği, huzur dolu bir köy varmış. Bu köyde herkes birbirine yardım eder, büyükler küçüklere masallar anlatırmış. Ancak bu köyün en dikkat çekici yanı, köyün ortasında bulunan devasa bir ceviz ağacıymış. Efsaneye göre bu ağaç, köyü kötülüklerden korurmuş. Her yıl ağacın dallarına beyaz kuşlar konar ve köy halkına barışı müjdelerlermiş. Bir gün, köye uzaklardan…
Devamını Oku » -

Keloğlan ve Bilge Gölün Sırrı
Bir zamanlar, yemyeşil ovalarla çevrili küçük bir köyde Keloğlan yaşardı. Onun güler yüzü ve saf kalbi herkes tarafından bilinir, köylüler ona sık sık “Sen hem tembel hem de şanslısın, Keloğlan!” derlerdi. Ama bu kez, Keloğlan’ın şansı değil, cesareti sınanacaktı. Köyün hemen dışında, derin mavi sularıyla ünlü bir göl vardı. Bu göle herkes “Bilge Göl” derdi. Efsaneye göre göl, insanlara dileklerini…
Devamını Oku » -

Deli Dumrul ve Bilgelik Arayışı
Bir varmış bir yokmuş, Dede Korkut’un diyarında, Deli Dumrul adında cesur ama inatçı bir genç yaşarmış. Deli Dumrul, cesaretine ve gücüne o kadar güvenirmiş ki herkesin önünde övünür dururmuş. Bir gün, köy meydanında toplanan halkın önüne çıkarak, “Kim benden daha cesurmuş, kim benden daha güçlüymüş, çıksın karşıma!” diye meydan okumuş. Fakat köydeki bilge yaşlılar, Dumrul’un bu kibirli hallerinden pek hoşlanmazlarmış.…
Devamını Oku »









