Yalancı Çoban Masalı Oku

sesli dinlemek icin tiklayin

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken çok çok uzak bir köyde bir çoban yaşarmış.

Bu çobanın yapacak başka işi gücü yokmuş.

Sabah yatağından kalkar, köyün bütün koyunlarını topladığı gibi ormana götürür otlatırmış.

Dedik ya, başka işi gücü yok. Arada sırada da canı sıkılırmış.

Yine bir gün çoban, dağda koyunları otlatırken aklına bir fikir gelmiş.

Demiş ki, madem benim canım sıkılıyor. Dur biraz, dur da ben köylülerle bir oynayayım.

Düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş. Ne yapacağına karar vermiş.

Ve sonra, koyunları oldukları yerde bırakıp, köye doğru koşmaya başlamış.

Olanca hızıyla koşmuş, bir taraftan koşuyor, bir taraftan da bağırıyormuş.

“İmdat! imdat! kurt geldi, koyunları parçalıyor, imdat! yetişin.

Gitmiş köye, köydekiler şaşırmışlar. Kahvede oturan herkes toplanmış, “kurt geldi kurt, koyunlara saldırıyor, koşun” demiş,

Köylüler korkuyla koşmuşlar yetişmişler, koyunların olduğu yere gelmişler, bakmışlar ki, ortalıkta kurt falan yok.

Çobanın suratına bakmışlar, çobanda onlara bakmış, kendini tutamayıp gülmüş, gülmüş, gülmüş, kendisini yere atmış, göbeğini hoplata hoplata gülmüş.

“Ha ha, size oyun yapmıştım ben Haa haa,” demiş.

Çok kızmışlar köylüler çobana, yapacak bir şey yok diyerek köye geri dönmüşler.

Aradan biraz zaman geçmiş. Bizim çoban bu, yine canı sıkılmış.

Tekrar koyunları olduğu yerde bırakmış ve tekrar köye koşmaya başlamış. Bir taraftan da bağırıyormuş.

“İmdat, imdat, imdat!, koşun, koşun, koşun, kurt geldi, kurt.” Koyunlara saldırıyor, koşun diye bağırıyormuş. Olanca hızıyla bağırıyormuş. Gitmiş köye, yine kahvedeki herkesi toplamış.

Demiş ki, “kurt geldi, kurt, kurt, koşun.” Tabii kimse inanmamış. “Hayır,” demişler, “hayır, biz inanmıyoruz sana. Sen yine bizi aldatıyorsun.” yine yalan söylüyorsun.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Büyülü Ormanın Sırrı

Hayır,” demiş çoban, “hayır, vallahi bu sefer yalan söylemiyorum. Gelin kendi gözlerinizle görün. Kurt geldi, bütün koyunları parçalayacak eğer yetişmezseniz.”

Eh demiş köylüler, “tamam. Bir kere daha gidip bakalım. Kurt gelmiş mi, gelmemiş mi?”

Tekrar toplanmışlar, koyunların olduğu yere gelmişler. Bir de ne görsünler. Ortada yine kurt, murt yok.

Çoban yine hepsini aldatmış. Bu sefer, bir temiz dövmüşler bizim çobanı, “sen bizi nasıl aldatırsın diye.”

Ve hınçlarını almış bir şekilde gerisin geriye köylerine dönmüşler.

Unutmuşlar bizim çobanı. Söylediği yalanı da unutmaya başlamışlar.

Aradan epey bir zaman geçmiş. Bizim çoban yine, her zaman ki gibi koyunlarını otlatmaya devam ediyormuş dağda bayırda.

Bir gün, gerçekten kurt gelmiş, sürüye dalmış.

Önüne geçirdiği bütün kuzuları parçalamış, boğmuş hepsini yemeye başlamış.

Çoban bu sefer gerçekten korku içinde, telaşla koşmaya başlamış. “Koşun, koşun, yardım edin, kimse yok mu? Kurt koyunları parçalıyor, koşun!” diye bağırmış, yalvararak köyde dolaşmış.

Ama bu sefer, yüzüne bakan kimse olmamış.

“Hadi canım, sen de” demiş köylüler. “Hadi yine bizi aldatıyorsun sen.

Sürüye kurdun murdun dadandığı yok.” İnanmamışlar yalancı çobana.

İnanmamışlar ve koyunların yanına gelip bakmaya bile gerek görmemişler.

Çoban, yalnız başına koyunların olduğu yere gelince, ortalıkta yarısı yenmiş, parçalanmış, kan içinde bırakılmış bir yığın koyun cesediyle karşılaşmış.

Eee çocuklar, yalancının dediğine bir inanılır, iki inanılır, üçüncü de, yüzünüze bakan olmaz.

O yüzden, siz hiçbir zaman yalancı çobana benzemeyin olur mu?

Hiçbir zaman, eğlenmek için dahi olsa, yalan söylemeyin.

Sonra mazallah, yalancı çoban durumuna düşersiniz.

Ece Efnaz

Masalist ile çocukların hayal dünyasını zenginleştirecek, öğretici ve eğlenceli masalları güncel olarak okuyabilirsiniz. Masalların tümü uygun yaş grubu için seçilmiştir ve çocukların gelişimine uygun olarak hazırlanmıştır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu