Zara ve Bulut Diyarının Sırları

''Zara ve Bulut Diyarının Sırları'' Zara, meraklı bir çocuk olarak, yapımına yardım ettiği bulut gemisiyle gökyüzündeki maceralara atılır. Bulut perileri tarafından verilen sihirli pusula onu Büyük Bulut Adası'na yönlendirir. Orada, bir kristali yenileyerek adayı ve bulut diyarını koruma görevini üstlenir. Macerasını tamamlayıp köyüne dönen Zara, köyün kahramanı olarak yeni maceralar peşinde koşmaya devam eder.

Zara ve Bulut Diyarının Sırları

Bir zamanlar, gökyüzüne çok yakın küçük bir köy vardı. Bu köyde, “Bulutköy” denirdi çünkü bazen bulutlar o kadar alçalırdı ki, köyün çocukları zıplayıp bulutlara dokunabilirlerdi. Bulutköy’ün en meraklı çocuklarından biri olan Minik Zara, her zaman gökyüzünde neler olduğunu merak ederdi.

Bir gün, köyün büyüklerinden biri olan Dede Miran, Zara’ya eski bir hikaye anlattı. Dede Miran’ın hikayesine göre, köylerinin üstünde uçsuz bucaksız bir macera diyarı vardı ve bu diyara ancak bir bulut gemisiyle gidilebilirdi. Zara bu hikayeyi duyunca çok heyecanlandı ve kendi bulut gemisini yapmaya karar verdi.

Ertesi gün Zara, köyün marangozunun yanına gidip ondan gemi yapımında yardım istedi. Marangoz, Zara’nın bu büyük hayaline hayran kaldı ve ona en güzel ahşaptan bir gemi yapmayı teklif etti. Birkaç gün süren çalışmanın ardından, Zara’nın bulut gemisi hazır oldu. Gemi, mavi ve beyaz renklere boyanmıştı ve pırıl pırıl parlıyordu. Zara, gemisinin içine minik bir yatak, bir harita ve macera için gerekli diğer şeyleri koydu.

Bulut gemisi tamamlandığında, Zara köy meydanında bir kutlama düzenledi. Tüm köy halkı, Zara’nın bu büyük başarısını kutlamak için toplandı. Kutlama sırasında, gökyüzünden alçalan bir bulut, Zara’nın gemisinin yanına yavaşça indi. Zara, hiç tereddüt etmeden gemisine atladı ve “Bulutlara doğru!” diye bağırdı.

Gemi, bulutların arasında yükselmeye başladı. Zara, bulutların içinden geçerken çeşitli renklerde ışıklar gördü ve etrafında uçuşan küçük ışık toplarıyla karşılaştı. Bu, bulut perilerinin yuvasıydı. Periler, Zara’nın cesaretine hayran kaldılar ve ona bulutların üzerinde gezinmesi için sihirli bir pusula verdiler.

Zara, perilerin yardımıyla bulut diyarını keşfetti. Dağlar, nehirler ve yeşil vadiler gördü, hepsi bulutlardan yapılmıştı. Yolculuğu sırasında, bir bulut ejderhasıyla karşılaştı ama ejderha, Zara’nın iyi niyetini anlayınca ona zarar vermek yerine gökyüzünün en yüksek yerlerine götürdü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Pamuk Prenses ve Orman Perisi

Günler sonra, Zara macerasını tamamlayıp köyüne geri döndü. Köy halkı, Zara’nın anlatacaklarına kulak kabarttı. Zara, gördüğü harikaları ve bulut perilerinden öğrendikleri büyülü hikayeleri anlattı. O günden sonra, Zara herkese hayallerin peşinden gitmenin önemini ve bilinmeyene atılmanın değerini öğretti.

Ve böylece, Zara’nın maceraları, Bulutköy’de nesilden nesile aktarılan efsaneler arasına katıldı.

Zara’nın köyüne dönüşü, tüm Bulutköy için bir festival gününe dönüştü. Herkes, Zara’nın anlattığı bulut diyarındaki maceralarını dinlemek için toplandı. Ancak Zara’nın aklında hâlâ çözülmemiş bir sır vardı: Bulut perilerinin verdiği sihirli pusula sürekli olarak kuzeye işaret ediyordu.

Ertesi sabah, Zara pusulanın peşinden gitmeye karar verdi. Annesi ve babası başta endişelense de, Zara’nın yeni dostları bulut perilerinin ona zarar gelmeyeceğini söylediğini anlatınca, onu sevgiyle uğurladılar. Zara, bulut gemisine atlayıp yine bulutların arasına daldı.

Bu sefer yolculuk daha uzun sürdü. Günler boyunca pusulanın gösterdiği yönde ilerledi. En sonunda, göz alabildiğine uzanan gizemli bir ada ile karşılaştı. Bu, “Büyük Bulut Adası”ydı ve burası sadece en cesur bulut kaptanlarının ulaşabildiği bir yerdi.

Zara’nın gemisi Büyük Bulut Adası’na yavaşça yaklaştı. Ada, göz kamaştırıcı renklerde parlayan bulut ağaçları, akıp giden buluttan şelaleler ve her biri bir cümbüş gibi renkli bulut çiçekleriyle kaplıyıdı. Ada, bir rüya diyarı gibiydi ve her köşesi keşfetmeye değer gizemlerle doluydu.

Adanın ortasında, devasa bir bulut kristali yükseliyordu. Kristal, güneşin ışıklarıyla çevresine gökkuşağı renklerinde ışıklar saçıyordu. Zara, pusulanın işaret ettiği bu kristale doğru yürümeye başladı. Yürüdükçe, kristalin etrafında dans eden minik bulut perilerini fark etti. Periler, Zara’nın geldiğini görünce sevinçle etrafında uçuşmaya başladılar.

Zara, kristale vardığında, onun önünde bir bulut perisi belirdi. Peri, Zara’ya gülümseyerek konuştu: “Merhaba, cesur kaptan Zara. Seni burada görmek bizim için büyük bir onurdur. Bu kristal, tüm bulut diyarını koruyan bir sihir barındırır. Pusulanın seni buraya getirmesi tesadüf değil; senin burada bir görevin var.”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kaf Dağının Ardındaki Sır

Zara, heyecan ve merakla perinin sözlerini dinledi. Peri devam etti: “Bu kristal, zaman zaman yenilenmeye ihtiyaç duyar ve yalnızca en cesur ve saf kalpli bir kaptanın dokunuşuyla yenilenebilir. Biz periler, kristalin koruyucusuyuz, ama onu yenilemek için bir insanın yardımına ihtiyacımız var.”

Zara, görevi kabul etti ve perilerin rehberliğinde kristale dokundu. Dokunduğu anda kristal, göz alıcı bir ışık saçarak tüm adayı aydınlattı. Işık, Zara’nın etrafında dans ederken, ona adadaki tüm canlıların şarkılarını ve hikayelerini fısıldadı. Zara, bu deneyimden büyülenmiş bir şekilde, adanın sadece bir koruyucu değil, aynı zamanda bir öğretmen olduğunu anladı.

Kristal yenilendikten sonra, periler Zara’ya teşekkür ederek ona adadan istediği her şeyi alabileceğini söylediler. Zara, adanın bir parçasını her zaman yanında taşımak için birkaç renkli bulut çiçeği seçti. Vedalaştıktan sonra bulut gemisiyle tekrar yola çıktı.

Günler sonra Bulutköy’e dönen Zara, elinde bulut çiçekleri ve başından geçen muhteşem hikayelerle köyüne geri döndü. Tüm köylüler, Zara’nın maceralarını büyük bir hayranlıkla dinlediler. Zara, adadan getirdiği bulut çiçeklerini köy meydanına dikti ve bu çiçekler, köyün her köşesini renkli bulutlarla süsledi.

Böylece Zara, sadece Bulutköy’ün değil, tüm bulut diyarının kahramanı oldu. Herkes, cesaretinin ve iyilik dolu kalbinin hikayelerini yıllar boyu anlattı. Zara ise, her zaman yeni maceralar peşinde koşmaya devam etti, çünkü gökyüzü, keşfedilmeyi bekleyen sonsuz sırlarla doluydu.

Evet çocuklar bu masalımızda burada bitti. Sizde 7 Yaş Masalları kategorisinde masal yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde her ay tema vakfına fidan bağışında bulunuyoruz. Sizin adınıza yaptığımız bu bağışlar sayesinde çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakacağız.

masal gönder

Masal Abi

Masal Abi olarak tüm okurlarımıza her zaman dürüst ve saygılı bir nesil yetiştirmek için ; aile yapısına uygun masallar ve hikayeler yazarak okutuyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu